YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7891
KARAR NO : 2013/18208
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının ilk sigortalılık başlangıcının 1964 yılı olduğu ve buna göre bildirilen hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ile, 3600 günden fazla isteğe bağlı sigortalılığı bulunduğundan 01.10.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 12.03.1964 tarihli giriş bildirgesine dayalı olarak 10 günlük sürede davalı işyerinde çalıştığı ve 01.10.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.
Mahkemece, 02.10.2009 tarihinde 2004/953 E. – 2009/645 K. sayılı karar ile kabul kararı verildiği, kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından 07.12.2010 tarihinde 2009/16005 E. – 2010/12225 K. sayılı ilam ile; “fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği belirtilerek, yapılacak işin; davacının SGK’dan sigorta dosyası ile davalı işyerinden işyeri şahsi dosyası getirtilerek, işe giriş öncesi işçiden istenen nüfus cüzdanı, ikametgah kağıdı, sabıkasızlık kaydı, iş başvuru formu … gibi belgelerdeki bilgilerin davacıya ait olup olmadığı araştırılıp, varsa fotoğrafları üzerinde yeniden gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırmak, ilgili nüfus müdürlüğünden, … kızı 28.1.1949 doğumlu …, … kızı 1934 doğumlu … ile … kızı 1935 doğumlu …’in vukuatlı ve tadilatlı nüfus kayıtlarının getirtilip her üç …’in aynı veya farklı kişiler olup olmadığını araştırmak, Sosyal Güvenlik Kurumunda ve işveren yanında bulunan dönem bordroları ile davacının imza/parmak izi ve fotoğraflarını içeren işe giriş bildirgeleri, imzalı/parmak izli ücret tediye bordroları getirtilerek benzerlik incelemesi yaptırmak, aynı dönemde çalışan kayıtlı işyeri çalışanlarından davacıyı yakından tanıyabilecek müdür, şef, ustabaşı gibi kişilerin, olmadığı taktirde zabıta marifetiyle yaptırılacak tespit sonucu aynı dönemde işyerine komşu olan işyerlerinin kayıtlı çalışanlarından tanık olarak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davanın … kızı 1934 doğumlu … ile … kızı 1935 doğumlu …’in hak alanını ilgilendirmesi bakımından bu kişileri yöntemince davaya dahil etmesi için davacıya önel vermek ve dava hakkında beyanlarını almak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra aylık konusunda da sonucuna göre karar vermek” olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Uyulmasına karar verilen bozma ilamında, “aynı dönemde çalışan kayıtlı işyeri çalışanlarından davacıyı yakından tanıyabilecek müdür, şef, ustabaşı gibi kişilerin, olmadığı taktirde zabıta marifetiyle yaptırılacak tespit sonucu aynı dönemde işyerine komşu olan işyerlerinin kayıtlı çalışanlarından tanık olarak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davanın … kızı 1934 doğumlu … ile … kızı 1935 doğumlu …’in hak alanını ilgilendirmesi bakımından bu kişileri yöntemince davaya dahil etmesi için davacıya önel vermek ve dava hakkında beyanlarını almak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra aylık konusunda da sonucuna göre karar vermek” gerektiği belirtilmesine rağmen, belirtilen şekilde tanık belirlenip dinlenilmeden ve işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerine sahip olan … kızı 1934 doğumlu …’in davaya dahil edilmeden sonuca gidildiği görülmüştür.
Bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Buna göre, bozmaya uyan Mahkeme tarafından bozmaya uygun şekilde, bordro tanığı, olmazsa komşu işyeri tanığı tespit edilip dinlenilmeden ve işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerine sahip olan … kızı, … 1934 doğumlu …’in davaya dahil edilmeden, yazılı şekilde kabul kararı vermesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve resen bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davanın … kızı, … 1934 doğumlu …’’in hak alanını ilgilendirmesi bakımından bu kişiyi yöntemince davaya dahil etmesi için davacıya önel vermek ve dava hakkında beyanlarını almak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra aylık konusunda da sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’na iadesine, 08/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.