YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/255
KARAR NO : 2011/8281
KARAR TARİHİ : 29.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/05/2001 gün ve 2001/3173-3542 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli taşınmazın eylemli biçimde mera bitkileri ile kaplı, mera niteliğindeki yerlerden olduğu tarım uzmanı bilirkişi ve dinlenilen yerel bilirkişi tarafından haber verilmiştir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda taşınmazın kısmen bölgede kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı açıklanmışsa da kadastro tespitinin yapıldığı 1990 yılında henüz orman tahdidinin tamamlanmadığı, 1991 yılında askıya çıktığı ve tespit tarihine göre kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Yanılgılı değerlendirme ve yetersiz incelemeye dayalı uzman bilirkişi raporu ile taşınmazın orman niteliği saptanamayacağı belirtilerek mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değilse yerel bilirkişi ve tarım uzmanı bilirkişilerin açıklamaları ile eylemli mera olduğu saptanan taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra katılan davacı Hazinenin açtığı davanın reddine, davacı … Yönetiminin açtığı davanın kabulüne ve dava konusu … ili, … ilçesi Yeşiltepe köyü, 132 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24.01.1991 tarihinde askıya çıkarılan ve tespit tarihi dikkate alındığında kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece çekişmeli taşınmazın Orman olarak tescili yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacı Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açıldığı, mahkemece, taşınmazın orman niteliğinde olduğu belirlenerek hüküm kurulduğu ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer iddiasının, orman olgusunu da kapsadığı, ayrıca hükmüne uyulan dairenin bozma kararı gereğince çekişmeli taşınmazın krokide (A), (B) ve (C) ile işaretli bölümler yönünden davacı Hazinenin usulü kazanılmış hakkının bulunduğu, hususları göz ardı edilerek, taşınmazın orman olarak tesciline karar vermekle, Hazinenin davası netice olarak tamamen kabul edildiği halde hüküm yerinde “Davacı Hazinenin davasının reddine” denilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. Bendinde yer alan “REDDİNE” kelimesi kaldırılarak, bunun yerine, ”KABULÜNE” kelimesi yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 29/06/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.