Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/17075 E. 2011/649 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17075
KARAR NO : 2011/649
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, … İlçesi Çengelköy Mahallesi … mevkiindeki 1666 ada 1 parsel sayılı 101200,00 m² yüzölçümlü taşınmazın davalılar adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede 1987 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde uygulaması sırasında, öncesi tamamen orman olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak hazine zadına orman alanı dışına çıkarıldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ile hazine tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1940 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1978-1981 yılları arasında yapılıp kesinleşen 2. madde uygulaması, 2896 Sayılı Yasaya göre 1984 yılında ve 3302 Sayıl Yasaya göre 1987 yılında yapılan 2/B madde uygulamaları vardır.
Genel arazi kadastrosu 1974 yılında yapılıp 29.08.1974 – 30.10.1974 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosunda … Devlet Ormanlarının sınırı içinde bulunup, devletleştirildiği, “12 Mart 1956 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 28.12.1955 gün ve 6403 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Beykoz ve … kazaları dahilinde olup, karara ekli krokide hudutları gösterilen … Bendi Su Havzası Devlet Ormanının muhafaza ormanı olarak ayrılmasına” karar verildiği kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasayla değişik 2/B maddesinin uygulaması sonucu parselin orman sınırları içinde kalan bölümünün (P.XIV) numarası verilerek Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, davalı gerçek kişiler tarafından bu çıkarma işlemine karşı açılan davanın … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/41-860 sayılı kararı ile reddedildiği ve hazine adına orman sınırı dışına çıkarma işleminin kesinleştiği, orman sınırı içinde kalan tapu kayıtlarının orman kadastrosunun kesinleşmesiyle yasal değerini yitirdiği belirlenerek, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince
-2-
2010/17075-2011/649

orman sınırları dışarısına çıkarılan taşınmaz olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesi gerekirken, hüküm yerinde değinilmemiş olması ile 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “aynı parselin davacı Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinden sonra gelmek üzere “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışarısına çıkarılan taşınmaz olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine” cümlesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasında yer alan “dava tarihi itibariyle 5.000.-TL başvurma harcı ile 72.000.000.-TL ilam harcının davalılardan tahsiline, ceman yekün 1.380.000 TL yargılama giderinin ve dava tarihindeki meri Avukatlık Ücreti Tarifesine göre 14.675.000,-TL ücreti vekaletin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine”cümlelerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile 3402 sayılı yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 24/01/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.