YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14854
KARAR NO : 2011/648
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- … K.T.K.
DAHİLİ DAVALI : …
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü, … Paşa-… mevkii 123 ada 17 sayılı taşınmaz, bahçe niteliğiyle, tutanağın edinme sebebinde …’un kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği olduğu belirtilmiş ise de; Kadastro Mahkemesinin 2008/13 Esasında, davacı … Yönetimi tarafından taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu savıyla dava açılmıştır. Kadastro Mahkemesinde davacı … Yönetimi, 14/01/2008 havale tarihli dilekçesinde … Köyü’nde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda davalı taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Yargılama sırasında … davaya dahil edilmiştir. Orman kadastrosuna itiraz davası ile kadastro tespit tutanağı asılları birleştirildikten sonra mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm … tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış olup davalı yer orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davayı ilk celse kabul eden ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalı …’un yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “vekalet ücreti ve yargılama giderinin dahili davalı …’tan alınarak davacıya verilmesine” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 5 ve 6. bendlerinin tamamen hüküm fıkrasından çıkarılarak, yeni bir 5. bend olarak “Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/01/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.