Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16133 E. 2011/654 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16133
KARAR NO : 2011/654
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …- …

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 05/11/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … ve … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25/01/2011 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden, davalı … ve … vekili geldi, karşı taraftan, davalı HAZİNE vekili avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı HAZİNE, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan … Köyü, …mevkii, 511 parsel sayılı taşınmazın, kesinleşen Orman kadastrosunda orman sınırı içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman dışına çıkarılan yer olduğunu ileri sürerek, tapusunun iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır
Mahkemece davanın KABULÜNE; davaya konu taşınmazın TAPUSUNUN İPTALİNE, Tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi uyarınca hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan taşınmaz olduğu, şerh edilerek HAZİNE ADINA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava,tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu 511 parsel sayılı taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış,orman sınırı içindeki parsel, 1999 yılında yapılan ve 13/04/1999 yılında ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1978 yılında yapılan arazi kadastrosunda dava konusu taşınmaz, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu göz önünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.

-2-
2010/16133-2011/654

İncelenen dosya kapsamına,mahkemece uyulan bozma doğrultusunda işlem yapıldığına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı bir yana, davalıların taşınmazın niteliğini görmeden satın almalarının hayatın olağan akışına ve yaşam kurallarına uygun olmayacağından, tapuya güven ve iyi niyet kurallarından faydalanamayacağı, davalılar taşınmazı satın almışlarsa, ödedikleri bedeli, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendilerine satanlardan geri alabilecekleri belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 825.00.-TL vekalet ücretinin davalı … ve …’ndan alınarak, davacı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 25/01/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

LİRA :
540.00.-O.H.
540.00.-P.H.
000.00