Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/14324 E. 2011/13098 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14324
KARAR NO : 2011/13098
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.11.2010 gün 2010/10081-13545 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece bir fen elemanı ve ziraat uzmanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, 50 ağaç zeytin için düzenlenen Haziran 1932 tarih ve yine 5 ağaç zeytin için düzenlenen 23.04.1971 tarihli satış senetlerinin kapsamları ayrı ayrı belirlenmeli, taşınmazdaki yaşlı zeytin ağaçları tek tek tespit edilerek, ağaçların yaşına göre, sözü edilen belgelerin oluşturulduğu tarihteki ağaçların hangileri olabileceği belirlenmeli,bu konuda yerel bilirkişilerin bilgisine başvurulmalı, belirtilen şekilde yapılacak inceleme sonucu, kaydın oluşturulduğu gündeki yüzölçümü teknik bilirkişiye hesaplattırılmalı, yine taşınmazda bulunan orman ağaçlarının sayısı ve yaşları da belirlenerek krokide işaretlettirilmeli, taşınmazın o tarihten beri kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı, ekonomik amaca uygun kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeli, kaydın niteliğine uygun olarak kullanılmayan yerin 3402 sayılı Yasanın 20/B maddasi gereğince haksahibi adına tescil edilemeyceği düşünülmeli, sınırda 101 ada 1 ve 103 ada 1 parsel sayılı orman niteliğinde taşınmazlar bulunduğuna göre, kayıt miktar fazlasının ormandan açıldığı, yine 6831 sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt kavramına göre de yüksek eğimli makilik karakterdeki bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğu, yörede henüz kesinleşmiş bir orman kadastrosunun bulunmadığı, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılma işleminin kesinleştiği tarihe kadar bu niteliğini koruyacağından bu sırada sürdürülen zilyedliğe değer verilemeyeceği düşünülmeli, (HGK 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 sayılı ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararları), bu şekilde toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABULÜNE ve dava konusu parselin kadastro tespitinin bilirkişiler … … ve … tarafından tarafından düzenlenen 27.05.2011 tarihli rapora ekli krokide (B) işaretli 26283,29 m² yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline, krokide (A) işaretli 5000 m² yüzölçümlü bölümün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak ve temyizi konu (A) işaretli bölümün 50 ağaç zeytin miktarındaki 21 Haziran 1932 tarih 55 sahife 25 sıra nolu tapu kapsamında kaldığı ve amacına uygun şekilde kullanıldığı, (B) işaretli bölümün ise tapunun miktar fazlası olduğu ve sınırındaki eylemli ormandan açıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.