Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/11308 E. 2013/18847 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11308
KARAR NO : 2013/18847
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, müracaat tarihinde geçerli prim miktarı üzerinden yurtdışı borçlanma işleminin yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; 26.07.2010 tarihinde yurtdışı çalışmalarını 3201 sayılı yasaya göre borçlanmak için Kuruma başvurduğunu, 23.11.2010 tarihinde de, … kapsamında çalışmaya başladığını belirterek borçlanmasının … numarası üzerinden yapılmasını talep ettiğini, 31.01.2011 tarihinde işlemin akıbetini sorduğunu, 26.07.2011 tarihine kadar bir yıllık sürede yurtdışı borçlanma işleminin yapılamadığını belirterek; 26.07.2010 tarihli borçlanma talep dilekçesi gereğince, müracaat tarihinde geçerli prim miktarı üzerinden yurtdışı borçlanma işleminin yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının talep tarihi olan 26.07.2010 tarihi itibariyle talep tarihinde geçerli prim miktarı üzerinden yurtdışı borçlanma işleminin yapılması gerektiğinin tespitine, aksi yönde yapılan kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Davacının borçlanma talebinde bulunduğu 17.04.2006 tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasa’nın 4958 sayılı Yasa’nın 56. maddesi ile değişik 3. maddesine göre,
1-Halen yurt dışında bulunanlar;
a)Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması olmayanlar Sosyal Sigortalar Kurumuna,
b)Yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de son defa prim, kesenek ve karşılık ödenen sosyal güvenlik kuruluşuna,
c)Ev kadınları …’a,
Yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler.
2-Türkiye’ye döndükten sonra yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler;
a)Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar, Sosyal Sigortalar Kurumuna,
b)Müracaat tarihinde çalışmakta olanlar tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna,
c)Başvuru tarihinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmamakla birlikte yurda dönüş tarihinden sonraki çalışmalarından dolayı son defa tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna,
d)Hizmetlerinden bir kısmı yurt dışında iken borçlananlardan kalan hizmetlerini yurda dönüş yaptıktan sonra borçlanmak isteyenler ilk borçlanmayı yapan sosyal güvenlik kuruluşuna,
e)Ev kadınları …’a,
Yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler.
3-Hak sahiplerinin borçlanması, yurt dışında çalışmakta iken veya yurda dönüş yaptıktan sonra ölenlerin hak sahipleri ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
Davacının yurtdışı çalışmalarını borçlanmak için başvurduğu 17.04.2006 tarihinde yukarıda belirtilen 3201 sayılı Yasa’nın 4958 sayılı Yasa ile değişik 3. maddesi yürürlükte bulunmaktadır. Anılan maddenin başlığı “Başvurulacak Kuruluşlar” olup, yurt dışı borçlanması yapmak isteyenleri öncelikle üç gruba ayırmış ve bu üç grubu da kendi içerisinde alt gruplara ayırmıştır. Öncelikle anılan maddenin 1. bendinde halen yurt dışında bulunanların, 2. bendinde Türkiye’ye döndükten sonra yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenlerin ve 3. bendinde de hak sahiplerinin borçlanması düzenlenmiştir.
Buna göre, halen yurt dışında bulunanlar (1.bent); yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması olmayanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (….)’na; yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de son defa prim, kesenek ve karşılık ödenen sosyal güvenlik kuruluşuna; ev kadınları …’a yazılı olarak başvurmak suretiyle borçlanabilirler.
Türkiye’ye döndükten sonra yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak isteyenler (2.bent); herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar, Sosyal Sigortalar Kurumu’na; müracaat tarihinde çalışmakta olanlar tabi oldukları Sosyal Güvenlik Kuruluşu’na, başvuru tarihinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmamakla birlikte yurda dönüş tarihinden sonraki çalışmalarından dolayı son defa tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna; Hizmetlerinden bir kısmı yurt dışında iken borçlananlardan kalan hizmetlerini yurda dönüş yaptıktan sonra borçlanmak isteyenler; ilk borçlanmayı yapan sosyal güvenlik kuruluşuna, ev kadınları …’a, yazılı olarak müracaat etmek suretiyle borçlanabilirler.
Yurt dışında iken sürelerinin bir kısmını çalışarak geçirmiş ev kadınları, ev kadını olarak geçen süreleri için …’a, çalışarak geçen süreleri için de yukarıda belirtilen düzenlemeye göre durumlarına uygun olan sosyal güvenlik kuruluşuna, kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanlar ise aylık almakta oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat edecektir.
Yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin hak sahipleri (3.bent); ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
Uyuşmazlığın çözümünde, yukarıdaki madde hükmünde geçen “Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar” ibaresine kimlerin gireceğinin belirtilmesi gerekir.
Öncelikle, somut uyuşmazlığın çözümü bakımından “tabi olmak” kavramının açıklanmasında yarar vardır:
Kişi, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna prim, kesenek veya karşılık ödemiş ise o kuruluşa “tabi” sayılır. Bunun karşıt anlamından, kişinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna prim, kesenek veya karşılık ödememiş olması halinde, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayacağı sonucu ortaya çıkar.
Öyleyse, bir kimse, yurt dışına çıkmadan veya borçlanma isteminden önce hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi değilse, Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurmalıdır. Borçlanacak kimse yurt dışına çıkmadan veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra …’lu ya da Emekli Sandığı iştirakçisi ise borçlanmak için bu kuruluşlardan birisine başvurmalıdır. Yurda döndükten sonra … sigortalısı olmuşsa …’a borçlanabilir (m.3/a).
Diğer taraftan, ilgili kişi, yurt dışına çıkmadan önce ….’ya, ne kadar olursa olsun prim ödemişse, dönüşte ancak ….’ya başvurabilir. …’a prim, Emekli Sandığına kesenek ödemiş ise, borçlanma isteminin bu kuruluşlara iletilmesi gerekir.
Dolayısıyla prim, kesenek ve karşılığın yurt dışına çıkmadan önce ödenmesi ile kesin dönüşten sonra ödenmesi arasında bir fark yoktur (Aslanköylü, Resul:Sosyal Sigortalar Kanunu Yorumu, Ankara 2003, sahife:1269).
“Tabi olmak” kavramının somut uyuşmazlığın çözümü bakımından yapılan değerlendirilmesi sonucunda; 3201 Sayılı Yasa’nın 3. maddesi 2. bendinin (a) fıkrasında yer alan “Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar” ibaresini; “Yurt dışına çıkmadan önce de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanlar” şeklinde anlamak gerekir.
Nitekim, aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu’nun 10.11.2010 gün ve 2010/21-534 E, 2010/591 K. Ve 09.02.2011 gün ve 2010/21-631 E, 2011/42 K sayılı ilamlarında da benimsenmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01.09.1986 – 18.04.1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında … sigortalı olarak, 29.07.2010 – 30.09.2010 tarihleri arasında da 506 sayılı Kanun kapsamında … sigortalı olarak, 19.04.1993 – 08.01.2010 tarihleri arasında da yurtdışında çalıştığı, davacının 17.04.2006 tarihinde Kuruma müracaat ederek 19.04.1993 – 31.12.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarını borçlanmak istediği, Kurumca belirtilen tarih aralığındaki 4572 gün için 16.002,00 Dolar borç çıkarıldığı, davacının süresinde 12.05.2006 tarihinde ödeme yaptığı, davacıya ait … hizmet cetvelinde; 4.572 gün yurtdışı borçlanma süresinin görüldüğü, davacı vekilinin 26.07.2010 tarihli dilekçesi ile; “yurtdışı borçlanmasının hataen … borçlanması olarak yapıldığını, halbuki davacının yurtdışına çıkmadan önceki son çalışmasının … üzerinden olduğunu, bu nedenle yapılan borçlanma işleminin … üzerinde yapıldığı şeklinde düzeltilmesini” talep ettiği, 23.11.2011 tarihinde Kuruma tekrar müracaat ederek; “davacının 29.07.2010 tarihinde tekrar … lı olarak çalışmaya başladığını, bu nedenle borçlanmasının … üzerinden devamının gerektiği” şeklinde talepte bulunduğu, 31.01.2011, 10.3.2011 tarihlerinde Kuruma müracaat ederek borçlanma talebinin akıbetini sorduğu anlaşılmaktadır.
Bu belirlemelere göre, davacının yurt dışına çıkmadan önce Türkiye’de 01.09.1986 – 18.04.1993 …’a prim ödediğinin anlaşılması karşısında …’a “tabi olduğu” açıktır.
Öyleyse, davacının yurt dışına çıkmadan önce …’a prim ödemiş olması nedeniyle, borçlanma için yapılan başvuru tarihi itibariyle 3201 Sayılı Kanunun 4958 Sayılı Kanunun 56.maddesi ile değişik 3. maddesi 1. bendinin (b) fıkrasına göre …’a yurt dışı borçlanması yapması gerekir.
Somut olayda; Kurumun davacının yurtdışında iken 17.04.2006 tarihinde …’a yaptığı 19.04.1993 – 31.12.2005 tarihleri arasındaki borçlanmayı kabul ettiği, davacıya ait … hizmet cetvelinde 4.572 gün yurtdışı borçlanma süresinin görüldüğü, buna göre Kurum işleminin yerinde olduğu görülmüştür.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan ve özellikle Kurum işleminin yerinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 22/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.