YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8113
KARAR NO : 2011/12430
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle; “Yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli 50 parsel numaralı taşınmaz, komşu 17 parsele uygulanan Ocak 1958 tarih 11 numaralı sicilden gelen Şubat 1962 tarih 5 numaralı tapu kaydının miktar fazlası olması nedeniyle ham toprak niteliğinde hazine adına tespit edilmiştir. Sözü edilen tapu kaydı 10000 m2 tarla niteliğinde, Doğusu:Yol, Batısı :Bu tarladan ifraz edilen hali ve ormandan açma tarla, Kuzeyi: … …’dan …’a geçen yer, Güneyi: … okumakta olup, tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileriyle getirtilip uygulanmamış, iktisap sebebi, haritaya dayanıp dayanmadığı araştırılmamış, kapsamı belirlenmemiştir. Taşınmazın tespitteki niteliği ham toprak olduğu halde, tespit bilirkişilerinin bilgisine başvurulmadan ve yerel bilirkişiler tarafından çekişmeli taşınmazın 17 dönümünün davacılar tarafından kullanıldığı haber verildiği halde bu bölüm fen bilirkişiye belirlettirilmeden, yine taşınmazda bulunan kavak ağaçlarının sayısı, yaşı, taşınmazdaki dağılımı ziraat uzmanına belirlettirilmeden hüküm kurulmuştur. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten, kadastro tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen steoroskopik çift hava fotoğraflarının steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin 102 ada 50 parsel sayılı taşınmazın … Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/08/2005 tarih 2005/279 esas 2005/282 karar sayılı veraset ilamındaki paylarına göre … … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1952 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1996 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.