Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3285 E. 2010/6547 K. 18.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3285
KARAR NO : 2010/6547
KARAR TARİHİ : 18.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 153 ada 49 parsel sayılı 4490 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mart 1990 tarih 7 numaralı tapu kaydı nedeniyle davalı adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı, taşınmaza revizyon gören tapu kaydının miktar fazlasının Hazineye ait olduğu, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve davalı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 34/02 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. Maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki,mahkeme gerekçesinde tapu kaydına hiç değinilmeden,zilyedlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden sözedilerek davanın reddine karar verilmişse de, dava tapu kaydına dayanılarak, kayıt miktar fazlalığı bulunduğu ve miktar fazlasının kazanılamayacağı iddiasıyla açılmıştır. Tespite esas alınan tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren getirtilmiş (Şubat 1936 tarih 64 numaralı geldi kaydında iktisap sebebi … değildir) ancak, 1958 doğumlu yerel bilirkişi, tapuda … isimleri bilmediğini söylemesine rağmen bu konuda tanık dinlenmemiş, kaydın taşınmaza uyup uymadığı yöntemince saptanmamıştır. Bundan ayrı, yerel bilirkişi taşınmazın 12-15 yıldır kullanıldığını haber vermiştir. Bu durumda, ancak; tapu kaydının taşınmaza uyması durumunda davanın kabul edilmesi gerekir.
O halde; davacının dayandığı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile iktisap sebebi ve revizyon gördüğü taşınmazlar da yazılmak suretiyle, varsa krokisiyle Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve yerel tapu idaresinden getirtilmeli, yaşlı ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler aracılığıyla zemine uygulanmalı; bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı; bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgiler alınmalı; 3402 Sayılı Yasanın 20/A, B, C maddeleri gereğince tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı belirlenmeli; uygulama, … bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide gösterilmeli; tapu kaydının taşınmaza uyması halinde eski tarihli memleket haritasında ve … fotoğrafında açık alanda bulunduğu gözönünde bulundurularak
dava kabul edilmeli; tapu kaydının taşınmaza uymaması halinde ise, tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl süre ile taşınmaza zilyed olma şartı gerçekleşmediğinden dava reddedilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.