YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17525
KARAR NO : 2012/16922
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 17/02/1999-10/01/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 17/02/1999-10/01/2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların ve prime esas ücretinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 23/08/2000-10/07/2004 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde prime esas taban ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının 10/07/2004-18/01/2007 tarihleri arasında davalıya ait 1091673 nolu işyerinden çalışmalarının bildirildiği, davalı şirketin 23/08/2000 tarihinden itibaren vergi kaydının bulunduğu, … Bankası’nca gönderilen 10/08/2007 tarihli yazıda 20/06/2006 tarihli davalı işveren tarafından , kaşe ve imza ile doldurulan “ilgili makama” başlıklı belgede davacının uzun zamandan beri şirkette çalıştığı ve aylık maaşının 3000 TL olduğunun bildirildiği, davalı tanıklarının kayıtlarının dosyada bulunmadığından çalışma sürelerinin denetlenemediği gibi, taraf tanıklarının çalışma sürelerine ilişkin beyanları arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davalı işveren adına tescil edilmiş işyerlerinin dönem bordrolarını, ücret tediye belgelerini, işyeri özlük dosyasını getirtmek, davacının mesleği, yaşı ve meslek kıdemi belirtilmek suretiyle dava konusu dönemde benzer işyerlerinde aynı ünvanla çalışan kişilerin emsal ücretlerini ilgili meslek odalarından ve kuruluşlardan sormak, davacıya banka kanalıyla ücret ödemesi yapıldığı belirlenir ise banka kayıtlarını getirtmek, tanıkların çalışma süreleri belirlendikten sonra davacının çalışma süresini denetlemek , resmi kayıtlara geçmiş diğer çalışanların beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı ile davalı …’ne iadesine
09/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.