Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8125 E. 2011/12442 K. 02.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8125
KARAR NO : 2011/12442
KARAR TARİHİ : 02.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/05/2008 gün ve 2008/4986-6742 sayılı bozma kararında özetle: “6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde “orman kadastro komisyonlarınca sınırlama ve 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin altı aylık askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde itiraz edebilecekleri” hükmü bulunduğu, öncelikle davacının hak sahibi olup olmadığı araştırılmalı davacı hak sahibi ise eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; araştırmalar sonucunda taşınmazın (Hökez mevkii A ve B bölümlerinin) orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi ya da orman olmamakla birlikte zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığının veya 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde anılan orman içi açıklığı olması veya davacıların hak sahibi (orman kadastrosunun yapıldığı güne kadar 20 yıllık çekişmesiz-aralıksız malik gibi zilyetliğin bulunmaması) olmadığının belirlenmesi halinde yine davanın reddine, orman olmadığı ve orman kadastro tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde … koşulların oluşması halinde davanın kabulüne ve taşınmazın orman sınırı dışına çıkartılmasına ve dava konusu olmadığı halde 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesine göre yüzölçüm hanesi boş bırakılarak mahkemeye gönderilen 131 ada 1, 132 ada 1, 133 ada 1, 150 ada 2, 151 ada 1, 152 ada 1 ve 152 ada 2 sayılı parseller hakkında kadastro işlemlerinin olağan yöntemle tamamlanması için kadastro tutanak aslı ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmelidir.) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra 28/05/2010 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde A harfiyle işaretli 663,29 ve B harfiyle işaretli 2407,27 m² yüzölçümlü taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmakla kadastro tesbitinin iptaliyle orman sınırları dışına çıkarılmasına, bu bölümlerin tescil istemi hakkında mahkemenin görevsizliğine, 28/06/2007 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde Toptaş mevki olarak bildirilen ve Ek-1 krokide A=(617,29 m2) ve B=(1603,79 m2), Hökez (Eşalanı) mevki olarak bildirilen ve Ek-3 krokide C=(1170,54 m2), Göynükova mevki olarak bildirilen ve Ek-5 krokide A=(1901,31 m2), B=(394,35 m2) ve C=(2245,47 m2) ile gösterilen taşınmazlar hakkında ki davanın mahkemenin 26/07/2007 tarih ve 2007/2-140 E-K. kararı ile reddedildiği ve bu kısımlar hakkındaki kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözetilerek bu taşınmazlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı olmadığı halde sehven tutanak asılları gönderilen 131 ada 1,150 ada 2,133 ada 1,132 ada 1,385 ada 1,152 ada 2,152 ada 1 ve 151 ada 1 parsellere ilişkin kadastro tutanak asıllarının kadastro işlemlerinin olağan usulünce tamamlanması için … Kadastro Müdürlüğü’ne gönderilmesine, karar verilmiş hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre altı aylık orman kadastrosuna itiraz olarak açılmış, yargılama sırasında yapılan genel kadastroda temyize konu taşınmazlar tesbit tutanağı düzenlenmeyen 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince kütüğe aktarılmak amacıyla 541 ada 1 parsel numarası verilen orman parseli içinde gösterilmiştir.
Mahkemece temyize konu ve 28/05/2010 tarihli teknik bilirkişi rapor ve krokisinde(A) ve (B) harfiyle işaretli bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği gerekçesiyle bu bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece ulaşılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Söyle ki temyize konu taşınmazlar dava dışı 151 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte dört tarafı orman parselleriyle çevrili 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde oldukları, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (17/06/2004 gün ve 5192 sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 ve gün 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün 1997/20-808/1039, 08.02.1999 gün 1999/7-22-43, 13.10.1999 gün 1999/8-689-822, 03.04.2002 gün 2002/8-230-261 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davanın reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 02/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.