Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5601 E. 2012/7744 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5601
KARAR NO : 2012/7744
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve müdahil davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin, 21.01.2002 tarih, 2002/257 E., 2002/61 K. sayılı bozma kararında özetle; ” Davacı … Yönetimi, … mahallesi 100 ada 21 nolu parselin tam kapalılıkta 25 – 30 yaş meşe ağaçları ile kaplı orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 21 nolu parselin 08.03.2000 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 2767 m2 yüzölçümlü bölümünün tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, geri kalan 9233 m2 yüzölçümlü bölümün davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Domuzdere mevkiindeki 15400 m2 yüzölçümlü taşınmazın, ormandan açıldığı iddiasıyla 27.11.1992 tarihinde … hakkında suç tutanağı düzenlenmesi üzerine, sulh ceza mahkemesince, suça konu yerin 100 ada 23 nolu parsel ve orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Suç tutanağı, 15400 m2 yüzölçümlü taşınmaz hakkında düzenlendiği halde 23 nolu parselin miktarının 2592 m2 olduğu gözetildiğinde, ceza yargılamasında suça konu yerin tam olarak saptanamadığı görülmektedir. Ayrıca, hukuk mahkemesindeki uyuşmazlığın çözümü beklenmeksizin ceza davasında verilen beraat kararı, hukuk davasında kesin hüküm olarak kabul edilemez.
Çekişmeli 21 parsel ile dava dışı 23 nolu parseller bir bütün olarak düşünüldüğünde, komşu parsellerden 64 nolu parselin hükmen orman olarak tescil edildiği, 70 nolu parsel hakkında, Orman Yönetimi ve … arasında görülen davanın, Orman Yönetiminin davasının reddi ile sonuçlanarak kararın kesinleştiği görülmektedir. Ancak, komşu 7, 22, 24 nolu parsellerin kim adına kayıtlı olduğu, Orman Yönetimince orman savıyla açılmış tapu iptali ve tescil davası bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Yine, bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporları arasında orman sayılan yerlerin konumları yönünden çelişki bulunduğu halde, mahkemece bu çelişkinin giderilmediği anlaşılmıştır. Anılan yönler gözetilerek, yeniden usulünce orman araştırması yapılması, sulh ceza mahkemesinin 1993/45 E., 1994/21 K., sayılı davasına dayanak olan 27.11.1992 tarihli suç tutanağında ve ekli krokide belirtilen 15400 m2 yüzölçümlü taşınmazın dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı ya da hangi bölümlerini kapsadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanıp düzenlenecek krokide işaretlenmesi, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, müdahil davacıların taşınmazda zilyetliklerinin bulunmadığı, tutundukları vergi kaydının, çekişmeli taşınmaza uymadığı gerekçesiyle, davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve müdahil davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava, müdahil davacılar yönünden kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak 10 yıllık süre içinde açılan, davacı … Yönetimi yönünden eylemli orman iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 19.11.2007 tarihinde ilan edilerek dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Yargılamanın devamı sırasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Davanın varlığı orman tahdidin kesinleşmesini önler. Bu durumda, davanın orman sınırlandırmasına itiraza dönüştüğünün kabulü gerekir. O halde, 6831 sayılı Orman Yasasının değişik 11. madde hükmü gözetilerek, uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, mahkemece yapılacak iş: davanın tescil bölümünü elde tutarak, orman kadastrosuna itiraz bölümü yönünden ise, kadastro mahkemesinin görevli olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı vermek ve dava konusu taşınmazın orman niteliğinin saptanması bakımından kadastro mahkemesinin vereceği kararın kesinleşmesini beklemek, ondan sonra tescil istemi yönünden doğacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile müdahil davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.