Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/321 E. 2011/1028 K. 14.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/321
KARAR NO : 2011/1028
KARAR TARİHİ : 14.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin redddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R AR
Dava, davacıların, murislerinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, meydana gelen olayda davalı işverenin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin davalı şirketin yapımını üstlendiği yol inşaatının güzergahını belirileme işinde çalışırken, 23.08.2004 tarihinde yüzme bilmediği halde serinlemek amacı ile nehire girmesi sonucu boğularak hayatını kaybettiği, Ermenek Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 14.09.2006 tarih ve 2005/160 E 2006/215 K sayılı kararı ile olayın iş kazası olduğununu tespitine karar verildiği, olayda davacıların murisinin kusuru bulunduğu gerekçesi ile Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.06.2005 tarih ve 2005/304 K sayılı Kararı ile koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dosyadaki mevcut kusur raporlarında ise davacıların murisinin % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Hükme dayanak alınan kusur raporlarında İş Kanununun 77. Maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak iş yerinin niteliğine ve işçinin çalışma konusuna göre iş yerinde uygulanması gereken İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, bunlara işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenerek kusurun aidiyeti ve oranının, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içermediği ve hükme asas alınacak nitelikte olmadığı açıktır.
Bilirkişilerin meydana gelen olayada davacılarının murisinin çalışmanın arazide yapılıyor olması ve kendi insiyatifleri ile saat 15;30 sularında mola verdikleri sırada diğer işçilerden önce davranarak onlardan habersiz ırmağa serinlemek amacı ile girdiği ve yüzme bilmemesi nedeni ile boğulduğu olayın iş ile ilgili bulunmadığı, illiyetin bulunmadığı ve işverenlikçe alınması gereken önlem bulunmadığı gerekçesi ile işverene kusur izafe edilmemiş ise de iş verenin İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliğine göre bu kazanın önlenmesi için alması gereken tedbirlerin neler olduğu ve hangi tedbirleri aldığı ve iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili alınan tedbirlere işçilerin uyup uymadıklarının denetimi ile ilgili sorumlu işveren vekili bulunup bulunmadığı araştırılmadan, sigortalının yüzme bilmediği halde arkadaşlarından habersiz ve izinsiz nehire girerek boğulduğu gerekçesi ile kusurun tamamının sigortalıya ait olduğu sonucuna varılması doğru değildir
Yapılacak iş; iş sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, davalı iş verenin iş sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uyulması ile ilgili gerekli denetim görevini yerine getirip getirmediği, olay sırasında ekip başı olarak görevlendirilen işveren temsilcisinin olay yerinde bulunup bulunmadığı ve ne gibi önlemler aldığı da değerlendirilerek olaydaki kusurun aidiyeti ve oranınını hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptamak, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 14.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.