Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1027 E. 2012/7363 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1027
KARAR NO : 2012/7363
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …. köyü, Harmanlar mevkiinde bulunan taşınmazın Misi (…) köyü 10/8/1946 tarih 37 sayılı tapuda kayıtlı olduğunu, … Köyü kadastro alanında olduğu halde tespit harici bırakıldığını, meyve bahçesi ve zeytinlik niteliğiyle üç kuşaktır 70 yıldan beri malik sıfatıyla kullanıldığını iddia ederek payları oranında adlarına tescilini istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, bilirkişi … ÇALIK’ın 08/12/2006 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen … taralı 5682,22 m2 yüzölçümündeki bağ vasfındaki taşınmazın Demirce Köyü son parsel numarası verilerek davacılar … Ve … adına tesciline, aynı krokide (B) ve (C) ile gösterilen taşınmazların 2/B uygulaması ile Hazine adına tescil edilen yer olduğundan bu taşınmazlara yönelik davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davalılar Hazine vekili ile Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 20.10.2009 gün ve 2009/12689 – 15274 sayılı kararı ile “…Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davaya konu taşınmazın … köyünde yapılan genel arazi kadastrosunda çalışma alanında kabul edilerek tespit harici bırakıldığı, ancak orman kadastrosu yönünden ise, idari sınırı içinde bulunmadığı için … köyünde yapılıp 15/07/1977 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu sırasında idari sınırı içinde bulunmadığı için çalışma alanı dışında bırakıldığı, idari sınırları bakımında içinde yer aldığı … köyünde yapılıp 1964 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında ise, sınırlandırılmasının yapılmadığı yani dava konusu yerin iki köy arasındaki tampon bölgede olması nedeniyle her iki köyde yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda da hiç işlem yapılmadığı anlaşılmış olup, davaya konu yerin hiç orman kadastrosu yapılmamış yer olarak kabulü gerekir. Kaldı ki; 6831 sayılı Orman Yasasının 7. maddesinin 4999 sayılı Yasa ile değişik birinci fıkrası gereğince, devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu her zaman yapılabileceği gözetilerek, dava konusu taşınmazın orman niteliği ve hukuki durumunun öncesi ve fiili durumu itibarıyla duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir.
Ayrıca, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince, orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar-ihya olarak kabul edilemez) ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi…” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABULÜNE ve 14.06.2011 tarihli bilirkişi krokili raporunda sarıya … olarak gösterilen 5292,99 m² lik taşınmazın son parsel numarası verilmek suretiyle 1/2’şer paylı olarak davacılar adına tapuya tesbit ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın arazi kadastrosuna dahil bulunduğu … köyünde, dava tarihinden önce 14.12.1984 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunup 01/10/1985 – 1/10/1986 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu ise 1977 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmazın orman sınırı olarak dahil bulunduğu … köyü’nde ise; 1964 yılında Nilüfer Serisi Devlet ormanına ilişkin yapılıp kesinleşen seri usulde orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1744 sayılı Yasaya göre 1979 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde çalışması ile 3302 sayılı Yasaya göre 20.11.1987 tarihinde yapılan önceden tahdit görmüş yerlerde tahdidin aplikasyonu ve 2/B çalışması, önceden tahdid görmemiş yerlerde ise orman kadastrosu ve 2/B çalışması yapılmış olup 15/06/1989 – 15/12/1989 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Bu köyde genel arazi kadastro çalışması 1973 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26. maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir. Yine aynı yasanın 27. maddesine göre ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur.
Kadastro hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede … şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunur.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmazlar hakkında 23280 ada 561 sayısı verilerek tespit tutanağı düzenlendiğinden 3402 sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri gereğince, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve …’nın temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.