Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/1641 E. 2012/7655 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1641
KARAR NO : 2012/7655
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 245 ada 26 parsel sayılı 12897,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın 529 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kendisine ait tarla olduğu, davacı … köy tüzel kişiliği ise, taşınmazın köy merası olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece davacı köy tüzel kişiliğinin davasının reddine, davacı …’ın davasının kabulüne, dava konusu parselin tespitinin iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında açık alanda kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacının dayandığı 529 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacı …’ın davasının kabulüne karar verilmişse de, delillerin takdirinde yanılgıya düşülmüştür. Aynı gün temyiz incelemesi yapılan, dairenin 2012/1623 esas, mahkemenin 2006/167-2010/28, sayılı dosyasında orman bilirkişi Naci Tül tarafından düzenlenen memleket haritasında, dava konusu 26 parselin büyük bölümü orman sayılan yeşil alanda gösterildiği halde, temyize konu dosyadaki orman bilirkişi Hıdır Öner tarafından verilen raporda uygulandığı bildirilen K41 – 64 nolu aynı memleket haritasında 26 parselin tamamını açık alanda gösterilmiştir. Bu nedenle, raporlar arasında çelişki olup, çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz. Ayrıca, taşınmaza uyduğu söylenen 529 tahrir nolu vergi kaydı, mera sınırı itibarıyla değişebilir ve genişletilebilir sınırlı kayıtlardan olduğu, taşınmazın batısında mera, doğu ve kuzeyinde ise, halen orman bulunduğundan kapsamı yüzölçümü ile geçerli olup, miktar fazlasının mera ve ormandan açıldığı kabul edilerek miktarı ile geçerli kapsam tayinine gidilmemiştir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleştiğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunun saptanması halinde; ormanlarda sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceğinden ve ormanlardan tapu, vergi kaydı ve zilyetlik yoluyla yer kazanılamayacağı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmelidir.
Dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, dayanılan kayıt, lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edeceğinden, değişebilir ve genişletilebilir sınırları içerdiğinden 3402 sayılı Yasanın 20/c maddesi gereğince sabit sınırlarla bağlantısı kesilmeyecek şekilde yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; miktar fazlasının kuzey ve doğu sınırında bulunan ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.