Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6489 E. 2012/7602 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6489
KARAR NO : 2012/7602
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Ortaköy köyü, … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini; Hazine ise, 7 nolu celsede Medenî Yasanın 713/6. maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece; … bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 8317.27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adına tapuya tesciline, (A) ile gösterilen 1065.03 m2 yerin Hazine adına tapuya tesciline, (C) ile gösterilen yere ilişkin tescil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1953 yılında 24 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 3302 sayılı Yasaya göre 27.06.2001 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 05/09/1968 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Dava, Medenî Yasanın 713. maddesine göre, zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil davasıdır. Yörede orman kadastrosu 24 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından seri bazda 1953 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alan 16566, 16567 ve 16568 nolu (OTS) orman tahdit sınır noktalarının güneyinde orman kadastro sınırı dışında bırakılmış; genel arazi kadastrosu ise, 766 sayılı Yasaya göre, 1968 yılında yapılmıştır. Seri dışında kalan taşınmazlar yönünden, orman kadastro komisyonlarınca bir inceleme yapılmadığından, orman kadastrosunu iç ve dış sınırına bitişik olmayan seri dışında kalan taşınmazlar yönünden orman incelemesi yapılmadığından bu tür taşınmazlar için resmî belgelere göre orman incelemesinin yapılması gerekir. Mahkemece; seri bazda yapılan orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanaklar da getirtilmeden sadece tahdit uygulaması yapılarak resmî belgeler uygulanmadan ve taşınmazların üzerindeki ağaçların yaşı, sayısı, cinsi, kapalılık oranı ve dağılımı belirlenmeden karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle; mahkemece, 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma ve askı ilan tutanakları ile tahdit haritaları, komşu parsel tutanakları ve dayanak belgeleri, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları, topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği ile tüm komşu parsel tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisii ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın
maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda … Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, 1968 yılında kesinleşen orman tahdidinin seri bazda yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, seri bazda yapıldığının ve taşınmazın seri bazda yapılan orman tahdidinin dışında kaldığının anlaşılması halinde, seri dışında kalan taşınmazlar yönünden orman kadastro komisyonunca her hangi bir inceleme yapılmadığından, kesinleşen bir orman kadastrosundan söz edilemeyeceği gözetilmeli, eski tarihli memleket haritası ile … fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait … fotoğrafları ile fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları, fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp taşınmazın bu belgelerde niteliğinin ne şekilde görüldüğü, imar, ihya ve zilyetliğinin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı, zilyetlik ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı taşınmazın üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı, sayısı kapalılık oranı, dağılımı saptanmalı, … yapısı ile kesin ve gerçek eğimi ile delicelerin aşı yaşlarının kaç olduğu belirlenmeli, … muhafaza karakteri taşıyan makiliklerin 6831 sayılı Yasanın 1/j maddesine göre, orman sayılan yerlerden olduğu gözetilmeli, dosyaya getirtilecek kadastro paftasından taşınmazın hangi nedenle tesbit dışı bırakıldığı belirlenmeli, orman olarak tesbit dışı bırakılması halinde, HGK’nun 21.01.2004 gün ve 2004/8, 15 E.- 7 K. 12.05.2004 gün ve 2004/8-242 E.- 392 K. ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214 E.- 241 K. sayılı kararları dikkate alınmalı, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, orman içi açıklığı konumunda bulunup bulunmadığı ve orman içi açıklıklarının zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ihya yapılmış ise hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü sorulmalı, taşınmazın konumu, eğimi ve bitki örtüsü dikkate alındığında, sürdürülen zilyetliğin ekonomik amacına uygun, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenmeli, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.