YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14587
KARAR NO : 2011/1117
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 23.01.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 17 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece: maddi tazminat istemi ile ilgili olarak “Taraflarca takip edilmeyen maddi tazminat talebinin HUMK 409. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına,” manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin maddi tazminata ilişkin kararı isabetlidir. Manevi tazminata gelince: Manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın az takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 23.1.2005 tarihinde iş kazası sonucu % 17 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30,davalı işverenin % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 16.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 12.500,00-TL’ sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. .
Ne var ki, bu yanlışlıklığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Taraflarca takip edilmeyen maddi tazminat davasının HUMK 409. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına,
2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 16.000,00-TL manevi tazminatın 23.01.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 864,00-TL ilam harcından peşin alınan 405,00-TL’nin indirimi ile kalan 459,00-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
Maddi tazminat davası ile ilgili olarak alınan harçların o davanın sonucunda dikkate alınmasına,
4-Davacı tarafından manevi tazminat davası ile ilgili olarak başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 419,00-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 192,50-TL yargılama giderinden takdiren 103,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 1.920,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 1.680,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.02.20011 gününde oybirliği ile karar verildi.