YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11291
KARAR NO : 2010/11185
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, PVI. Nolu 2/B poligonu olarak Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan yer içinde kalan yaklaşık 20 dönüm kadar yerinin uzun zilyetliğinde olduğu, bu kısmın ormanla ilgisinin bulunmadığını, orman sınırlandırmasının iptali ile orman sınırları dışına çıkarılması ve adına tapuya tescili talebi ile dava açmışlardır. Orman Yönetimi davaya müdahil olmuş ve … Köyünde 2007 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında 2/B madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan PVI. Nolu kapalı poligonun halen orman niteliğini taşıdığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu sınırlandırmanın iptali ile bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece gerçek kişinin davasının reddine, Orman Yönetiminin 2/B madde uygulamasına yönelik davasının reddine, tescil talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı … ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir .
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 6 aylık yasal süre içinde açılan 2/B madde uygulamasına itiraz davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde 2004 yılında yapılan ve 21.03.2007 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
1- Mahkeme hükmü davacıya 27.03.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davacı tarafından 05/05/2009 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı …’ın süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına geline;
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yargılama sırasında genel arazi kadastrosu yapıldığı ve PVI. Nolu 2/B poligonun 188 ada 1 parsel numarası aldığı anlaşılmaktadır. 188 ada 1 parsele ait kadastro tespit tutanağı düzenlenmemiş, PVI. Nolu 2/B poligonuna ilişkin temyize konu dava dosyası ile 2/B madde uygulamasına itiraz davası bulunmakta olup derdest olduğu halde 2/B madde uygulaması kesinleşmiş olarak kabul edilerek 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince parsel numarası verilerek tapuya aktarılmıştır. Orman Yönetimi tarafından … Köyünde 2007 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında 2/B madde uygulaması ile hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan PVI. Nolu kapalı poligonun halen orman niteliğini taşıdığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu sınırlandırmanın iptali ile bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescili talebi ile davaya müdahil olunmuş olduğu halde mahkemece çekişmeli 188 ada 1 parsel sayılı taşınmaza orman niteliğini kaybedip kaybetmediği, 2/B madde şartlarını taşıyıp taşımadığı araştırılmaksızın hüküm kurulmuştur.
6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi ile (bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir. Bu yöntem, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yok olması sonuçlarını doğurur.
Yasada tanımlanan (…bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yok edilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.
O halde; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uzman orman bilirkişisinin, 6831 Sayılı Yasanın 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını göz önünde bulundurarak, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal
olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği açıklanmalı ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
Bu şekilde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda taşınmazın 2/B madde şartlarını taşıdığı anlaşıldığı takdirde Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmeli, taşınmazın 2/B madde şartlarını taşımadığının anlaşılması halinde ise 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince orman kadastrosu kesinleşmemiş olduğundan davanın kabulü ile 188 ada 1 parselin tapısının iptali ile bitişiğindeki büyük orman parseli ile birlikte tapıya tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara iadesine 27/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.