Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19956 E. 2010/2677 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19956
KARAR NO : 2010/2677
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.12.2008 gün ve 2008/17090-18518 sayılı bozma kararında özetle: “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31.01.2001 gün ve 2000/8-1836-2001/13; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.02.2004gün ve 2003/8340-894; Aynı Dairenin 09.03.2004 2003/9190-1666; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2002 gün ve 2002/269-976 Sayılı Kararlarında da değinildiği gibi, Yaylanın, genel bir tanımıyla “bir veya birkaç köy, kasaba halkının yaz aylarında hayvanlarını otlatmak ve serinlemek için tahsisen veya kadimen yararlandığı arazi parçaları” olarak ifade edildiği,Yaylak’ın ; mer’a ve kışlaklar gibi köy ve belde halkının ortak yararlanmasına terk ve tahsis edilen mülkiyeti Hazineye ait yerlerden olduğu, Medeni Yasanın 641 ve 3402 Sayılı Yasanın 16/B madde hükümleri uyarınca kamu malı niteliğinde ve sınırlandırmaya tabi olup kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi mümkün olmayacağı gibi, M.K.nun 912. maddesi hükmüne göre özel mülkiyet şeklinde tapuya tesciline karar verilemeyeceği, bu tür yerlerden doğal olarak yararlanabilmenin gereği, yaylalar üzerinde geçici nitelikte basit bina ve hayvan ağılı bulunabilir, ancak yerleşim amacına yönelik kalıcı inşaat ya da tarım yapılmış olması sonucu zilyetlik süresi ne olursa olsun yaylalarda özel mülk olarak … kazanılamayacağı, 4342 Sayılı Mera Yasasının 4/1. Maddesi gereğince “ Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.” her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın …,…ve…Yaylasında bulunduğunu bildirmişler,eski tarihli haritalarda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer …,…ve…Yaylası olarak adlandırılmış, H.Y.U.Y.’.nIn 238/2.maddesinin “Maruf ve Meşhur olan hususlar münazaalı sayılmaz.” hükmü gereğince dava konusu taşınmazın bulunduğu ……ve…Yaylası gibi aynı bölgede bulunan yaylalar, sadece bölge halkı tarafından bilinmeyip, herkesin bildiği ve tanıdığı, yurt genelinde maruf yerlerdense de Hazinenin davası bulunmadığı, diğer taraftan; kesinleşmiş Asliye 2. Hukuk Mahkemesi Kararı, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli harita ve fotoğrafların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporunda, çekişmeli parselin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığı, üzerinde bir su tulumbası ile 6 adet kiraz ağacı bulunduğu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, bu taşınmaz ile ilgili … … tarafından … aleyhine açılan ve Orman Yönetiminin katıldığı davada, … …’in davasının reddine, taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve davalı …in el atmasının önlenmesine ilişkin, …i bağlayan … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 25.12.2001 gün ve 2001/423-786 sayılı, temyiz edilmeyerek 24.05.2002 tarihinde kesinleşen kararının, kesin hükmün konusu çekişmeli parselin eşi …’den kendisine kaldığını iddia eden Davacı …’i de bağlayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle … olduğu biçimde davanın kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın REDDİNE çekişmeli … köyü … mevkii 134 ada 10 sayılı parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi gereğince yapılmış, 16.08.2007 tarihinde ilan edilmiş, çekişmeli parsel bu işlemde orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.