Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/2377 E. 2012/7490 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2377
KARAR NO : 2012/7490
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … sicil müdürlüğüne vekaleten Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesine göre yapılan kadastroda Akçaşehir köyü 110 ada 4 parsel sayılı 4717,01 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır, kullanıcısı ve üzerindeki zeytin ve incir ağaçlarının sahibi …oğlu … …’dir.” şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, soy isminin tutanağa yanlış yazıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki “Kullanıcısı ve üzerindeki zeytin ve incir ağaçlarının sahibi …oğlu … …’….” şeklinde düzeltilerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … sicil müdürlüğüne vekaleten Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Kural olarak; kadastro davaları, lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; davacı, tapu sicil müdürlüğüne husumeti yönelterek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin tapu sicil müdürlüğü değil, Hazine olduğu belirgin olup, yargılama sırasında tapu sicil müdürlüğü, Hazine vekili tarafından temsil edilmiş bulunmaktadır ve ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece re’sen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak verilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı).
Kabule göre de; taşınmazın tespitte olduğu gibi, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda duraksama yaratacak şekilde Hazine belirtilmeden tapuya kayıt ve tesciline denilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 16/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.