Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/4391 E. 2011/5416 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4391
KARAR NO : 2011/5416
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, çalışma gücünün 2/3 oranında kaybettiğinin ve maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davalı Kurum sigortalısı olan davacının çalışma gücünü başkasının bakımına muhtaç derecede 2/3 oranında kaybettiğinin ve malüliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının %84.0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tesbitine, buna göre aylık bağlanması için Kuruma başvurusuna,fazla istemin reddine , karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 22.02.2007 tarihinde malüliyet aylığı bağlanması için talepte bulunduğu,Kurumca 05.04.2007 tarihinde davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğine karar verilerek aylık talebinin reddedildiği,davacının bu karara 17.04.2007 tarihinde itiraz ettiği, Kurumca 23.05.2007 tarihinde davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğine karar verilerek itirazının reddedildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 12/9/2008 tarih, 76/4132 sayılı kararı ile davacının Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde çalışma gücünün 2/3 ‘ünü kaybetmemiş olduğundan malül sayılamayacağının tesbit edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 09.Kasım 2009 tarihli, 9437 sayılı raporunda, davacı … Özgün’ün sağ diz dezertikülasyon,sağ ulnar pardizi sol ayak bileği subluksasyonu arızasının 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak ve meslek gurubunun gurup no 1 olarak kabul olunarak %84.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tesbit edildiği,davacının başkasının bakımına muhtaç durumda olup olmadığının ve malüliyet başlanğıç tarihinin araştırılmadığı, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediği, Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini,
iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, Yüksek Sağlık Kurulunun 12/9/2008 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 09.11.2009 tarihli raporu arasındaki çelişki giderilmeden, davacının malüliyet başlangıç tarihi ile başkasının bakımına muhtaç durumda olup olmadığı tesbit edilmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, Yüksek Sağlık Kurulunun 12/9/2008 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 09.11.2009 tarihli raporu arasındaki çelişkiyi Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak rapor ile gidermek, alınacak rapor ile davacının malüliyet başlangıç tarihi ile başkasının bakımına muhtaç durumda olup olmadığını tesbit ederek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.