Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/8522 E. 2012/16767 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8522
KARAR NO : 2012/16767
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yurt dışı prim borçlanmasının geçerli olduğunun tespitiyle iptal edilen aylığının yeniden bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan deliller ile hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendi kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacıya 1.10.1992-1.10.1998 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıkları nedeniyle davalı Kurumun yapmış olduğu aylıkların kesilmesi işleminin iptali ile yapılan icra takibine davacı tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin devamına ve davacı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece davacının davasının kabulü ile davacının 1.10.1998 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile kurum işleminin iptaline, kurum tarafından açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile 1.10.1992-1.10.1998 tarihleri arasında ödenen aylıklar yönünden 1.333,21 Tl asıl alacak ile 5.895,08 TL faizin davalı-davacıdan tahsiline ve … lehine asıl alacak üzerinden 533,20 TL %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belirlenebilir olması gerekir. Somut olayda ise alacak miktarını belirlemeye elverişli belgeler davalı Kurum uhdesinde olmakla davacı alacak miktarını bilebilecek durumda değildir. Bunun yanı sıra davaya konu alacağın uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekmekle icra takibi başladığında belirlenebilir bir alacak da söz konusu olmadığından davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HMK.’nın geçici 3. maddesi delaletiyle H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün … lehine icra inkar tazminatı takdirine ilişkin cümlesinin silinerek yerine “ Davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına ” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.