YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10475
KARAR NO : 2010/11481
KARAR TARİHİ : 29.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve katılan davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1979 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 289 parsel sayılı 12.800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 530 ve 531 yazım numaralı vergi kayıtları uygulanarak tarla niteliği ile … adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olduğu ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Orman Yönetimi, taşınmazın orman bilirkişi raporuna göre orman olduğu belirlenen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın davacı Hazine ve katılan davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2008 gün 2008/15470-18294 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan bilirkişi tarafından düzenlenen kroki ile bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 469 – 470 – 471 orman sınır noktalarının açı, eğim, uzaklık ve yön bakımından benzerlik bulunmadığı, birbiriyle çelişik olduğu, tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak karar verilemeyeceği, bu sebeple iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri eşitlenerek zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman sınır noktasını gösterecek şekilde çekişmeli taşınmazın tahdit haritasına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek (B1) ve (B2) ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile (C) ile işaretlenen kesiminin 2/B arazisi olarak Hazine adına tapuya tesciline, (A) ile işaretlenen bölümünün kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve katılan davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 26/03/1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihi itibariyle kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Mahkeme hükmü Hazineye 16.11.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 09.12.2009 tarihinde mahkeme hakimine havale ettirilmiş ve 11.12.2009 tarihinde temyiz defterine kayıt ettirilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan Seyitgazi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/504 esas sayılı dosyası incelendiğinde orman yönetiminin, 69, 70, 147, 289 ve 316 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı iddiası ile dava açtığı, Hazinenin aynı yöndeki istemle davaya katıldığı , mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Aynı taşınmaz hakkında açılan dava dosyalarının birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Aksi takdirde infaz olanağı olmayan bir biri ile çelişik kararlar verilebilecektir. Bu sebeple 289 parsele ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesindeki dava temyize konu dava dosyası ile birleştirildikten sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE,
2- Yukarıda İkinci bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29.09.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.