YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2761
KARAR NO : 2010/3466
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, …Beldesi 1974 parsel sayılı 1950 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 2004 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve istemin kesinleştiğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişinin 26.01.2007 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 1320 m²’lik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 630 m²’lik bölümün ise tarla niteliğiyle davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2004 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 13.05.1975 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise gerçek kişi adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın uzman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu saptanarak davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı Hazinenin tüm davacı … Yönetiminin ise diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı ve davalı tarafın elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken davalının tasarrufunun taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin hükmün kesinleşmesine kadar hukuka uygun olacağı gerekçesi ile bu istemin ret edilmiş olması H.G.K.’nun 19.02.2003 tarih 2003/20-102 esas ve 2003/90 karar sayılı ilamı karşısında doğru değilse de, kesinleşen orman tahdidi içinde kalan taşınmazın eylemli orman olduğu ve davalı tarafça da kullanılmadığı anlaşılmakla taşınmaza elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.