Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15879 E. 2011/327 K. 21.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15879
KARAR NO : 2011/327
KARAR TARİHİ : 21.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Şubat 1994-Eylül 2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi, davalılardan … Ltd.Şti. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının Şubat 1994-Eylül 2005 yılları arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.07.1995-30.06.2004 tarihleri arasında toplam 2271 gün süre ile davalıya ait iş yerinde sigortalı olarak çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, işe girdiğine ilişkin bildirge bulunmayan davacı adına davalıya ait … sicil nolu işyerinden 1995 yılı 2. döneminden 1999 yılı 2. dönemine kadar kısmi bildirim ve prim ödemelerinin gerçekleştiği, yine davalıya ait 1088590 sicil nolu büro işyerinden 01.07.2004 tarihinden 2005 yılının 9. ayına kadar tam bildirim ve prim ödemelerinin gerçekleştiği, davalıya ait 1088590 sicil nolu büro işyerinin 01.07.2004 tarihinden itibaren Yasa kapsamına alındığı, 2005 yılı 9. aydan sonra işçilik bildiriminde bulunulmadığı, davalı şirketin 16.02.1988 tarihinde Ticaret Odasına tescil edildiği, davalı işveren tarafından 1088590 sicil nolu büro işyeri için Kuruma verilen dönem bordrolarının gönderildiği, davalı işveren tarafından … sicil nolu işyeri için Kuruma verilen dönem bordrolarının dosyada bulunmadığı, işyeri kayıtlarının davalı işveren tarafından ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde, bu Yasanın yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Yasa ile mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı Yasalar ile 506 sayılı Yasa’nın geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri,
fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Somut olayda, yargılama sırasında dinlenen komşu işyeri tanıkları … (…) ile …’ün davacının tesbitini istediği tarihler arasında sürekli çalıştığını belirtmişlerdir. Ancak, söz konusu tanıklardan …’ün davalı şirkete komşu işyeri olan … Market işyerinde 2002 yılında 2 gün, diğer tanık … (…)’nın ise, dava konusu dönemde 1999 yılı 3. döneminden 16.10.2001 tarihine kadar 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının sigortalı hizmet cetvellerinde yer alması nedeniyle, davacının anılan dönemler dışındaki çalışmaları konusunda bilgi sahibi olmadıkları açıktır. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olaylara dayanmamakta, soyut düzeyde kalmaktadır.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, davalı işveren tarafından … sicil nolu işyeri için Kuruma verilen dönem bordrolarını getirtmek, anılan bordrolarda bildirimi yapılmış sigortalı/sigortalılar ile davacının tesbitini istediği tarihler arasında çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini Belediye, Emniyet veya Jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumunda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.