YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1557
KARAR NO : 2012/7268
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… ilçesi, …. köyü 282 parselden yenileme kadastrosu sonucu oluşan 107 ada 174 parsel sayılı taşınmaz, 8844 m2 yüzölçümüyle tarla niteliği ile davalılar adına tapuda kayıtlıdır. Davacı bakanlıklar vekili, çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tapuya tescili gereken yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış; Orman Yönetimi ise, orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılarak tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının davasının ispatlanamadığından reddine, müdahilin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın (B) işaretli 6582 m2 bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi ile 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1964 yılında arazi kadastrosu, 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 02.02.1993 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece kesinleşen orman kadastro haritası uygulamasına dayalı araştırma ve inceleme sonucu çekişmeli taşınmazın (B) bölümünün orman kadastro sınırları içinde; (A) bölümünün ise, orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirlenerek … şekilde karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; uzman bilirkişi raporundan taşınmazın tamamında eğimin % 15-35 civarında olduğu, üzerinde tarımsal faaliyet bulunmadığı, taşınmazın üst kısımlarının makilik olduğu bildirilmiştir. Orman Yönetimi, taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ettiği halde, eski tarihli resmi belgelere göre araştırma yapılmamış, makilik olduğu bildirilen kısmın nereler olduğu, üzerindeki ağaçların yaşı, sayısı, dağılımı, kapalılık oranı bilirkişi raporunda açıklanmamış, bu konuda ziraat uzmanından da rapor alınmamıştır.
Kural olarak; tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, bu sınırlandırmada 4785 sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılır. Zira, 3116 sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre, 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, orman olarak sınırlandırılan alanların bu niteliğini kesinleştirmekle birlikte orman sınırları dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukukî durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 sayılı yasalar hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabî tutulmuştur.
O halde mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, ziraat uzmanına taşınmazın bitki örtüsü, … yapısı, üzerindeki ağaçların sayısı, yaşı, taşınmazdaki dağılımı, kapalılık oranını gösteren bilimsel verilere dayalı rapor hazırlattırılmalı, bundan sonra oluşacak sonuca göre hangi bölümlerinin devlet ormanı niteliğinde olduğu belirlenmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 15/05/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.