Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/14127 E. 2011/12615 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14127
KARAR NO : 2011/12615
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın müdahil davacı … Yönetiminin davasının kabulüne, … köyü tüzelkişiliği davasının esastan, …’in davasının esastan ve ferağat nedeniyle reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve … köyü tüzelkişiliği vekili ile davacı … mirasçıları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.02 1988 gün ve 1984/19479 E – 1988/1335 K sayılı bozma ilamında özetle; [Davacı … ve … vd. tarafından … köyü tüzel kişiliği ile … vd. aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasında; tapulama sırsında … köyü 102, 103, 104, 183, 184 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, paylaşıma ve haricen satın almaya dayanılarak ayrı ayrı davalılar adına, 205 parsel sayılı taşınmaz ise; (18.05.1967 tarih ve 29 numaralı) tapu kaydına dayanılarak … köyü tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunca reddedilen davacı, murisinden gelen payı bulunduğunu ileri sürerek tapuya ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece; 102, 103, 104, 183 ve 184 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın reddine, 205 parsel hakkında açılan davanın kısmen kabulüne ve … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1870 m2’lik bölümün davacı … ve paydaşları adına, (B) harfi ile gösterilen bölümün köy tüzel kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş ve hüküm davalı köy tüzel kişiliği tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu … köyü 102, 103, 104, 183, 184 parsel sayılı taşınmazlar ile 205 sayılı parselin … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …’in dayandığı teşrini evvel 1300 tarih ve 98 sayılı tapu kaydının kapsmında kaldığı ve tapu malikleri arasında paylaşıldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dayanılan tapu kaydında sınırlar İnce … evlatları ve gürlentaş olarak gösterilmektedir. Tapu kaydı iki sınırlıdır. İnce … evlatları hududunun 803 parsel yeri olduğu söylenmişse de 803 parselin dayanağı olan tapu kaydında, bu kaydın İnce … evlatlarına ait olduğundan söz edilmemiştir. Gürlentaş sınırı ise, nokta sınır niteliğindedir. Hal böyle olunca; dayanılan tapu kaydının, dava konusu taşınmazları kapsadığını kabule elverişli delil bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazlarda paylaşımı kanıtlayamadığı gibi, fiili kullanım ve üçüncü kişilere satışın da sözkonusu olduğu dikkate alınarak tapu kaydı maliklerinden …’in paylaşım sırasında ölü olup olmadığı, ölü ise, paylaşıma mirasçılarının katılıp katılmadığı araştırılmalıdır.
… köy tüzel kişiliğinin 205 parselin (A) harfi ile gösterilen 1870 m2’lik bölümüne yönelik temyizine gelince; mahkemece, davacı …’in dayandığı, miras bırakanı …’ye ait pay tapusu kaydının kapsamında kaldığı ve kaydın doğru temele dayandığı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Davacı … ile davalı köy tüzel kişiliği arasında kesin hüküm olduğu ileri sürülen Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.1970 gün ve 107/684 sayılı ilamı mahkemece getirtildiği halde, ilamın taraflar arasında kesin hüküm teşkil … etmediği tartışılmamıştır. Kesin hüküm, olumsuz dava koşullarından olup; mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Kaldı ki; iki hudutlu bir tapu kaydının, köy tüzel kişiliğinin temyizine konu ettiği bölümü de kapsaması, birinci bentde açıklandığı gibi, olanaksızdır. Bu nedenle, taraflar arasında kesin hüküm olduğu ileri sürülen ilam ve krokisi yerine uygulanmalı, kesin hüküm kapsamında kalıp kalmadığının saptanması ve kroki çizdirilmesi, bundan sonra oluşacak sonuç çerevesinde bir karar verilmesi ] gereğine değinilmiştir.
Yine, mahkemenin 1977/243 Esasında 151 parsele ilişkin olarak yargılama sonunda hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.02.1991 gün ve 1987/4973,1991/1542 E,K sayılı bozma kararında özetle; [… köyü tüzel kişiliğinin, davalı … aleyhine açtığı kadastro tespitine itiraz davasında; kadastro sırasında dava konusu … köyü, 151 parsel sayılı 61.350 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tespiti (22.03.1965 tarih ve 55 numaralı tapu revizyon görmüş) 766 sayılı Tapulama Kanununun 13. maddesi hükmünce malik hanesi açık bırakılmak süretiyle yapılmıştır. Tesbitten önce, hukuk mahkemesinde açılan tapu kaydının iptali ve elatmanın önlenmesi davası, görevsizlik kararı ile tapulama mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın davacı … tüzel kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş ve hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir. Davalının taşınmazda iktisaba yeterli zilyetliğinin bulunmadığı, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiş olmasına göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; tapu kayıtlarının kapsamının saptanması ve taşınmazın niteliğinin belirlenmesi yönünden mahkemece yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. 153 parsele revizyon gören Kanunî Sani 1323 tarih 30 sayılı tapu kaydı, doğuda; … ve … hisseleri, güneyde; … evladı, 152 parsele revizyon gören (17.02.1977 tarih ile 6 ve 7 numaralı) tapu kaydında, doğuda; … evlatları, davacı tarafın dayandığı tapu kaydında ise, kuzeyde; … evladı, batıda; … … payı, güneyde; araba yolu, doğuda; Şehriye ve Ünzile payları gösterilmiştir. Eylemli durumda doğu sınır orman ile çevrili bulunduğuna göre, bu tapu kayıtlarının (palamutluk) cinsi de gözönünde tutularak kapsamlarının yüzölçümüyle belirlenmesi gerekir. Diğer yönden; dava dosyası, görevsizlik kararı ile tapulama mahkemesine aktarıldığına göre, taşınmazda gerçek hak sahibinin (re’sen) belirlenmesi gerekir. Bu itibarla; Kanunî Sani 1323 tarihli ve 34 numaralı tapu kaydının gittisi, 25.04.1962 tarih ve 46 numaralı tapu kaydı Hazineyi bağlamaz. O halde; mahkemece, bu esaslar gözönünde tutularak tapu kayıtlarının ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileriyle getirtilmesi, 148 sayılı parsele ait tapu kaydının yüzölçümünün artırılmasına dair olan dava dosyası ve haritasının istenmesi, 155 ve 156 sayılı komşu parsel tutanakları ve onların dayanağı olan belgelerin getirtilmesi, ondan sonra … köyü 148, 149, 150, 152 ve 153 parsellere revizyon gören, tapu kayıtları ve davacının dayandığı tapu kaydı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmünce uygulanması, kapsamlarının yüzölçümlerine göre belirlenmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının saptanması, bundan sonra 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmünce doğudaki orman da gözönünde tutularak ve olanak bulunduğu takdirde, bilimsel alanda görev yapan üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile orman araştırmasının yapılması, taşınmazın orman olup olmadığının belirlenmesi, tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı ve orman olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18/2. maddesi hükmü gözönünde tutularak Hazine adına tapuya tescile karar verilmesi ] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece; bozma kararlarına uyulduktan sonra davalar birleştirilmiş ve bozma ilamlarına konu olan … köyü 102, 103, 104, 183, 184 ve 205 parseller ile dava konusu edilmeyen … köyü 152 parsel dışında kalan ve dava konusu … köyü 146, 147, 148, 149, 150, 151, 153 ve 154 parseller ile plon yeri olan 213 ve 214 parseller hakkında dahi bozma ilamları dikkate alınarak bozma ilamlarının içeriği kapsamında araştırma, inceleme ve uygulama yapılmış ve … ili, Merkez ilçesi, … köyü, 146, 147, 148, 149, 150, 153, 213 ve 214 nolu parseller yönünden davacı … ve davacı … muhtarlığının açtığı davanın REDDİNE, müdahil davacı … Yönetiminin açtığı davanın KABULÜNE, bu parsellerin tespitlerinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına TESPİT VE TESCİLİNE,
… ili, Merkez ilçesi, … köyü 154 nolu parsel yönünden davacı …’in açtığı davanın REDDİNE, müdahil davacı … Yönetiminin açtığı davanın KABULÜNE, bu parselin tespitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına TESPİT VE TESCİLİNE,
… ili, Merkez ilçesi, … köyü, 151 nolu parsel yönünden davacı … muhtarlığının açtığı davanın REDDİNE, müdahil davacı … Yönetiminin açtığı davanın KABULÜNE, bu parselin tespitlerinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına TESPİT VE TESCİLİNE,
Çanakkale ili, Merkez ilçesi, … köyü, 102, 103, 104 ve 184 parseller yönünden davacı …’in açtığı davanın feragat nedeniyle REDDİNE, parsellerin tespitte olduğu niteliği ile tespit gibi davalılar adına TESPİT VE TESCİLİNE,
… ili, Merkez ilçesi, … köyü, 183 ve 205 parseller yönünden davacı …’in açtığı davanın esastan REDDİNE, parsellerin tespitte olduğu niteliği ile 183 parselin tespit gibi davalılar adına, 205 parselin tespit gibi … köyü tüzel kişiliği adına TESPİT VE TESCİLİNE,
karar verilmiş, hüküm davacı … köy tüzel kişiliği vekili tarafından … köyü 151 parsele, davacı … mirasçıları; … …, …, …, … … vekili tarafından … köyü 146, 147, 148, 149, 150, 151, 153, 154, 213 ve 214 parsellere yönelik olarak, davalı … (153 parselin tespit maliki) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … köyünde dava ve tesbit tarihinden önce orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmamıştır. … köyünde ise, 105 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yargılama sırasında 2001 yılında yapılıp 22.05.2002 tarihinde ilân edilen ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. … köyünde 1974 yılında, … köyünde ise, 1977 yılında 766 sayılı Yasaya göre genel arazi kadastro çalışması yapılmıştır.
1- … köyü 102, 103, 104 ve 184 parsellere ilişkin muris …’in feragatı küllî halefiyet yolu ile mirasçılarını da bağlayacağı,
… köyü tüzel kişiliği adına okul ve lojman yeri olarak tespit gören 205 parsele yönelik Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/207E – 1970/684 K sayılı ilamı, taraflar yönünden kesin hüküm teşkil ettiği,
… köyü 183 parselin dayanağı iki hudutlu tapu kaydının hükmüne uyulan Yargıtay ilamında da açıklandığı üzere bu parsele uymadığı anlaşıldığına göre davacı … mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- … köyü 146, 147, 148, 149, 150, 151, 154, 213 ve 214 parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığı,
Taşınmazların öncesi palamutluk olmayıp, kızılçam ormanı niteliğinde bulunduğu ve bu tür yerlerde palamutluk niteliğindeki tapu kayıtlarına değer verilemiyeceği kabul edilerek … olduğu biçimde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, köy tüzel kişiliği ile … …’in ve … mirasçıları vekilinin esasa ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak; karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır. ” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün (5) numaralı bendinden sonra gelen ve yargılama gideri ile vekalet ücreti takdirini içeren altı ve yedinci parağraflarının tamamen hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine, altıncı parağraf olarak ”3402 sayılı Yasaya 6099 sayılı Yasa ile eklenen 36/A ve geçici 11. maddelerine göre, davacı … Yönetiminin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı Yasa hükmü gereğince Orman Yönetimi yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’ nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 14/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.