YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8904
KARAR NO : 2010/6422
KARAR TARİHİ : 26.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili,şirket müdürü olan müvekkilinin 4 adet boş bonoyu imzalayarak şirket ortağı olan davalıya verdiğini, davalının da bu bonolardan birine 20.10.1997 keşide tarihi ve 01.11.1997 vade tarihi yazarak 30.000 USD bedelle doldurup icra takibine koyduğunu, davalı hakkında Cumhuriyet Savcılığına şuç duyurusunda bulunulduğunu belirterek bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının senet suretini ve ödeme emrini aldıktan uzun süre sonra dava açtığını, icra takibinin ertelenmesi amacıyla açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davaya konu bononun davalı tarafından imzalandığı ve alacaklı olarak … adına düzenlendiği konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, Mardin 2.Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen kararı ile senet üzerinde bir tahrifat yapılmadığının ortaya çıktığını, bonoda davacı şirketin kaşesi ve adının bulunduğu, senetten doğan alacağın illetten mücerret olduğu, bonodaki kaşenin orijinal olup olmamasının tek başına davacının borçlu olmadığını göstermeye yetmeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde delillerini belirtirken “her türlü delil” ifadesini kullanarak yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda mahkemece, davacı tarafa yemin hakkı hatırlatılması gerekirken, bu usule uyulmadan davanın reddine hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.5.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.