Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3747 E. 2011/5320 K. 09.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3747
KARAR NO : 2011/5320
KARAR TARİHİ : 09.06.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim borcunun iptaline, borçlu olmadığının tesbitine, Kurum tarafından tahsil edilen prim ve ferileri toplamı 126.650,37 TL nin 2.7.2007 tarihinden itibaren aysal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesi ile 4325 sayılı Yasa kapsamında 2000/3-12. ayları ile 2001/1-6. aylarına ait primler sebebiyle 2001/701 sayılı icra kovuşturması nedeniyle 26.12.2001 tarih 59310 sayılı ödeme emri ile talep edilen, asıl alacak, gecikme zammı, faiz ve ferileri kapsamında borçlu bulunmadığının tesbitine, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş ;16.10.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de, davalı Kurumca yanlış ve yersiz olarak tahakkuk ettirilen dava konusu prim borcu yönünden borçlu bulunmadığının tesbiti ile, 506 sayılı Yasa’nın 84. maddesi gereğince, davacıdan alınan prim ve ferileri toplamı 126.650,37.-TL’nin tahsil edildiği 02.07.2007 tarihinden itibaren -davalı Kurumun kendi alacaklarına uyguladığı faiz oranı üzerinden- bunun kabule şayan görülmemesi halinde hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalı Kurumdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 102.200,16.-TL alacağın ödeme tarihini takip eden ay başı olan 01.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalı Kurum arasındaki uyuşmazlık, davacının 4325 sayılı Yasa’nın 6. maddesinden yararlanıp yararlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin de kabul ettiği gibi, davacının 4325 sayılı Yasa’nın 6. maddesinden yaralanması ve dava konusu prim ve işsizlik primi borçları yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 72 ve 73. maddeleri uyarınca prime esas kazançları üzerinden tahakkuk ettirilecek primlerin işveren hissesinin Hazinece karşılanması gerekmektedir.
Davalı Kurum tarafından davacının 4325 sayılı Yasa’nın 6. maddesinden yararlanmak için başvurusu olmadığı gerekçesiyle davaya konu 2000 yılı 3-12. aylar ile 2001 yılı 1-6. aylara ait ek prim borçları için 2001/701 sayılı takip dosyası ve 2000 yılı 6,10,12. aylar ile 2001 yılı 4-6. aylara ait ek işsizlik primi borçları için ise 2001/702 sayılı takip dosyası ile davacı işveren aleyhine icra takibi başlatılmış ve anılan takipler neticesinde 02.07.2007 tarihinde davacıdan toplam 105.062,00.-TL tahsil edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi sonucu icra yolu ile davacıdan tahsil edilen ek prim ile ek işsizlik sigortası primi ve ferilerinden davacıya iade edilmesi gereken miktarın 102.200,16.-TL olduğu hesaplanmış ve mahkemece, söz konusu miktarın davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak, yargılama sırasında davacı, Fortis Bankası’na ait 02.07.2007 tarihli makbuzları da ibraz ederek, Kuruma icra takip dosyası dışında 21.583,12.-TL daha yatırdığını, çünkü Kurumun icra takip dosyaları ile ilgili tahsilatı yaparken icraya koymamış olduğu ve aynı nitelikte olan 21.583,12 TL’nin de ödenmesini talep ettiğini, icraya konulmayan bu miktar da ödenmediği takdirde teminat mektubunun iade edilmeyeceğini ve teminat mektubunun nakde çevrilerek bunun da tahsil edileceğinin söylenmesi üzerine mecburen bu ödemeyi yaptığını, bu ödemenin de 4325 sayılı Yasa’dan doğan bir borç olduğunu ve 2002 yılına ait olup öncekilerle aynı nitelikte bulunduğunu iddia etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından icra borçlarının (2001/701 ve 702 sayılı takip dosyalarının borçlarının) ödendiği tarih olan 02.07.2007 tarihinde Kuruma yatırılan ve yatırıldığı hususu banka makbuzları ile belgelenen toplam 21.583,12.-TL’nin ne için Kuruma ödendiği, kaynağı, hangi dönemin veya dönemlerin borcu olduğu vesaire hususları yeterince Kurumdan araştırılmadan, davacı işverenin Kurumdaki işyeri dosyası getirtilip incelenmeden ve davacının 21.583,12.-TL’nin de iadesini içeren isteminin reddi gerekçesi açıklanmadan hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Kabule göre de, Mahkemece, davacının isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, yargılama giderlerinin ret ve kabul oranına göre paylaştırılması gerekirken, bu yönün göz ardı edilerek yargılama giderlerinin tamamının Kurumdan tahsiline karar verilmiş olması,ayrıca, reddedilen kısım yönünden Kurum yararına eksik nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,09.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.