YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3515
KARAR NO : 2010/3776
KARAR TARİHİ : 24.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 139 ada 5 parsel numaralı 7281 m2 yüzölçümlü taşınmaz, belgesizden fındık bahçesi niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğu ve zilyedlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, taşınmazın Aralık 1964 tarih 2 numaralı tapu kapsamında ve orman sınırları dışında kaldığı belirlenerek davanın reddine, tesbit gibi tesciline; Orman Yönetiminin, … … aleyhine açtığı ve 139 ada 1, 2, 3, 4 ve 14 parsellerin dava konusu edildiği, birleşen dava yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; mahkemece, 139 ada 5 parsel hakkında, taşınmazın … … adına kayıtlı 28297 m2 yüzölçümlü fındıklık ve kestanelik niteliğindeki, 2510 Sayılı Yasaya göre oluşturulan Aralık 1964 tarih 2 numaralı tapu kapsamında ve orman sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, bu dava ile birleşen ve … tarafından … … aleyhine, 19.09.2006 tarihli dilekçe ile yukarıda … tapu kaydının geldisi niteliğindeki 75460 m2 yüzölçümlü Şubat 1952 tarih 44 numaralı tapu kapsamında kalan yerin orman olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali tescil istemli davanın yargılaması sırasında 31.10.2006 tarihinde çekişmeli taşınmazlara kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle dosya Kadastro Mahkemesine aktarılarak eldeki dava ile birleştirilmiştir.
Sözü edilen tapu kayıtlar, yine … … ile … arasında görülen …Asliye Hukuk Mahkemesinin orman tahdidine itiraza ilişkin 1980/39-1986/399 sayılı dosyasında da uygulanarak, toplam 107.339 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapulu olması nedeniyle orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmiştir. 1980/39 sayılı dosyanın krokisi dosyaya getirtilmiştir. Krokinin incelenmesinde, … …’a ait tapu kapsamında kalan yerin de 28297 m2 olarak işaretli olduğu görülmektedir. Temyize konu dosyada rapor hazırlayan … Bilirkişi Serhat Uzuner, kesinleşen mahkeme kararına ait krokiyi uygulamak suretiyle 139 ada 1, 2, 3, 4, 5, 150 ada 14 parselleri de içine alan geniş bir çevreyi kapsadığını bildirmiştir. Ancak; mahkemece, kesinleşen karara ait krokinin orman kadastro haritaları ve kadastro paftası ile çakıştırılmasına dayalı sağlıklı bir uygulama yapılmadan, dava konusu taşınmazın sadece 139 ada 5 parsel olduğu, tapu kapsamında kalan diğer parsellere ait tutanakların kesinleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Oysa; … bilirkişi tarafından düzenlenen krokiye göre 139 ada 1, 2, 3, 4 ve 150 ada 14 parseller de bu dava ile birleşen davanın konusu olduğuna göre, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesine göre, tespitlerinin kesinleşmediğinin ve malik hanelerinin açık olduğunun kabulü ile malik hanelerinin mahkemece resen doldurulması gerekir. Nitekim, Dairenin 02.02.2010 tarihli geri çevirme kararı üzerine sözü edilen tutanaklara davalı şerhi verdirilerek tutanak asılları dosyaya getirtilmiştir. Buna göre; 139 ada 1 parselin (… Erkek adına tespit yapılmış) Kadastro Mahkemesinin 2006/121 ve 126 sayılı dosyalarında da davalı olduğu ve tutanak suretinin gönderildiği, 139 ada 2 parselin 4877 m2 yüzölçümünde Gülten Erkek adına tespitli olduğu, 139 ada 3 parselin 2349 m2 yüzölçümlü, Yadigar … adına tespitli olduğu, 139 ada 4 parselin 160 m2 yüzölçümlü Gülten Erkek adına tespitli olduğu, 150 ada 14 parselin ise, 7231 m2 yüzölçümünde 2/B sahası olarak sınırlndırıldığı anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, bir … elemanı ile uzman orman mühendisi aracılığıyla, dosyaya getirtilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/39 sayılı dosyasına ait kroki, hem 1946, hem de 1975 yıllarında yapılan orman kadastro çalışmalarına ait harita ve tutanaklar birlikte uygulanmak suretiyle yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı; taşınmazların hem orman kadastro haritalarındaki konumu, hem de kesinleşen mahkeme krokisi kapsamında kalıp kalmadıkları kesin olarak saptanmalı, kroki kapsamında kalan ve birleşen davanın konusu olan taşınmazların tespitlerinin 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince kesinleşmeyeceği düşünülmeli, ancak tutanakta tespit maliki olarak gösterilen kişilerle, 150 ada 14 parsel bakımından Hazinenin davada taraf olarak yeralması sağlanmalı, bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.