YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13017
KARAR NO : 2013/17446
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davalı – karşı davacı, yersiz ödenen miktarın faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, her iki davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı – karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; davacının babasından dolayı aldığı yetim aylığının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı, muvazaalı olarak boşandığı gerekçesi ile kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı ile eski eşinin 26.09.2002 tarihinde boşandıkları, davacıya dul-yetim aylığı bağlandığı, şikayet üzerine yapılan araştırmada davalı Kurum kontrol memurunca davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra da birlikte yaşadıklarının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davalı Kurum kontrol memuru tarafından sunulan rapor ile davacı ve eski eşinin boşanmadan sonra aynı çatı altında karı-koca gibi yaşamaya devam ettiklerinin tespit edildiği, özellikle mahalle muhtarı ile yapılan görüşmede davacı ile boşandığı eşinin yıllardır birlikte oturduklarını beyan ettiği, apartman sahibinin de davacının oğlu ve eşi ile birlikte yaşadıklarını beyan ettiği, kapı zili üzerinde dahi davacının boşandığı eşinin isminin yazılı olduğu gözönünde bulundurulduğunda, davacı ve eski eşinin aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilememiştir.
Davacının eşinden boşanıp fiilen birlikte yaşadığının anlaşılmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.