YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10439
KARAR NO : 2011/233
KARAR TARİHİ : 19.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1994-01.10.1998 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 1994 yılında ilk prim tevkifatının yapıldığı tarihten 01/10/1998 tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/07/1995 – 01/10/1998 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasada 506 sayılı Yasanın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasanın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasanın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasanın 36.maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasanın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
E:2010/10439
K.2011/233
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının kuruma sigortalı tescilinin 01/10/1998 tarihinde yapıldığı, davaya konu dönemde sigortalı tescilinin bulunmadığı, 07/04/1994, 01/06/1995, 17/05/1996 tarihlerinde tütün teslim etmesi nedeniyle ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığı, 04/02/2008 tarihinden itibaren Beyağaç Ziraat Odası’na kayıtlı olduğu, 01/01/1997-01/10/1998 tarihleri arasında zirai faaliyetini kanıtlayan bir zirai kaydının ve prim kesintisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının 01/07/1995– 31/12/1996 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi doğru ise de 1997 ve 1998 yıllarında prim kesintisi bulunmadığından 01/01/1997-01/10/1998 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davacının 01/07/1995– 31/12/1996 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, fazla talebin reddine,
2-Davalı kurum harçtan bağışık olduğundan davacı tarafından peşin yatırılan 14,00 TL başvuru ile 14,00 TL maktu karar ve ilam harcından oluşan toplam 28,00 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen kabul nedeniyle 1000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kısmen ret nedeniyle 1000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5- Davacı tarafından yapılan 88,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre takdiren 44,00 TL ‘lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA 19/01/2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.