Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/783 E. 2011/1074 K. 14.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/783
KARAR NO : 2011/1074
KARAR TARİHİ : 14.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan…. İnş. Taah. Paz. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının yakınlarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların murisi olan sigortalı …. 17.10.2005 tarihinde davalı şirketin inşaat işyerinde binanın 12. katında kalıp sökerken dengesini kaybederek düşmesi sonucu öldüğü iş kazası olayında ölen işçinin %20, davalı şirketin %80 oranında kusurunun bulunduğu arsa sahibi … ile kalıp ustası Hüseyin Dumanın kursunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı kardeşler için 4.000,00 er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 5.000,00’er TL ’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davalı … ve …’ın olayda kusurları bulunmadığından haklarında açılan davanın reddine
2-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 575,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı … ve …’a verilmesine
3-Davacı baba … ve anne….‘in maddi zararları kurumca iş kazası nedeniyle bağlanan gelirlerin tüm peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat istemlerinin
4-Davalı … Taah. ve Pazarlama Ltd Şti hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile baba … ve anne …. için ayrı ayrı 10.000,00’er TL, kardeşler …. için ayrı ayrı 4.000,00’er TL manevi tazminatın 17.10.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine , fazla istemlerinin reddine,Davalı … Taah. ve Pazarlama Ltd. Şirketinin 60.000.00 TL tutarında davacı tarafından bildirilecek menkul ve gayrımenkulleri üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan toplam 4000,00 TL avukatlık ücretinin davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, kardeşlerin red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan 575,00’er TL, avukatlık ücretlerinin davacı kardeşlerden alınarak davalı şirkete verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan toplam 1265,70-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 1.084,88-TL sının davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, kalanın davacılar üzerine bırakılmasına
7- Alınması gereken 1944,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 567,00-TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 1.377,00-TL nisbi harcın davalı şirketten alınarak Hazineye gelir kaydına; davacılar tarafından peşin yatırılan 567,,00-TL nisbi harç ile 11,20- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 578,20TL harc giderinin davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 14.2.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.