YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8316
KARAR NO : 2011/13010
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … … köyü 108 ada 1 parsel sayılı 31057,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, 05.03.1979 tarih 48 nolu tapu kaydına dayanarak 108 ada 1 parsel içinde kalan bir kısım yerin kendisine ait olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüyle (A) ile gösterilen 5853,75 m2’lik kısmın davacı adına, kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetime tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki :
1) Çekişmeli 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında orman niteliği ile hazine adına tespit görmüştür. Ormanların intifa (kullanma- yararlanma) hakkı orman yönetimine, mülkiyeti ise Hazineye aittir. Bu sebeple, hazinenin de davaya katılımı sağlanarak husumet yaygılaştırılmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
2) Kabule göre ise; davacı gerçek kişi, tapu kayıtlarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dayanılan tapu kayıtları ilk oluştuğu tarihten itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmediği gibi kadastro sırasında herhangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırılmamış ve komşu parsellere ait kadastro tespit tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilmemiş ve mahallinde uygulanmamıştır. Ayrıca dava konusu edilen taşınmaz … ve nehre sınır olduğu halde jeolog bilirkişi dinlenmemiş ve taşınmazın … yatağından kazanılan yer olup olamadığı araştırılmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658 ve 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile davacıların dayandığı tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleriyle birlikte ile ilgili yerlerden getirtilip,dayanılan tapu kaydının kadastro sırasında herhangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırılmalı, komşu parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu kayıtları getirtilmeli ve önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir jeoloji mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Ayrıca davacının dayandığı tapu kayıtları mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, fenni bilirkişiden krokili rapor alınmalıdır. Ziraatçı bilirkişiye tarafından taşınmazlar üzerinde bulunduğu bildirilen ağaçların yaşları, nitelikleri ve dağılımlarına ilişkin ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, jeolog bilirkişiden çekişmeli taşınmazın metruk … yatağı olup almadığı ve derenin etkisi altında kalıp kalmadığı rapor alınmalı, … yataklarının zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmelidir.
Bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı belirlendiği taktirde tapu kaydının 4785 sayılı Yasa kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği tartışılmalı ve tapu kaydı sabit sınırlı olmadığından yüzölçümüne değer verilerek bu kayıtlara 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsam tayin edilmesi gerektiği düşünülmeli, ayrıca taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında orman içi açıklık olup olmadığının da araştırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.