YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/60
KARAR NO : 2011/1192
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı iş verenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Uyuşmazlık iş kazası sonucu ölen sigortalının anne ve kardeşlerinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir .
Mahkemece davacı anne yararına 50.000.00 TL, kardeşler yararına ise ayrı ayrı 5.000.00.’er TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacıların murisi sigortalı …. 6.3.2006 tarihinde davalı işverene ait işyerinde çalışırken geçirilen iş kazasında ölmüş alınan kusur raporuna göre işverenin olayın gerçekleşmesinde %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır..
Toplanan delillerden kardeşler yararına 5.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi doğrudur. Fakat sigortalının annesi yönünden hükmedilen manevi tazminat yüksektir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne yararına 30.000.00 TL manevi tazminat yerine 50.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK’nun 438/7.maddesi gereği düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davacı anne …’nin davasının kısmen kabulü ile 30.000.00 TL manevi tazminatın 16.03.2006 olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının fazla talebinin reddine,
2-Ölenin kardeşleri Havva,Ali Rıza ,İsmail ve …’nin davasının kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 5.000.00 TL manevi tazminatın 16.03.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,davacıların fazla taleplerinin reddine,
3-Alınması gereken 2.700.00 TL karar ve ilam harcı başlangıçta peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına
4-Davacılar tarafından ödenen 15.60 TL başvurma harcı ve 2.700.00 TL peşin nispi harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan toplam 10.60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 5.00 TL nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,kalan miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden davacı anne için hesaplanan 3.400.00-TL, diğer davacı kardeşler için ayrı ayrı 600.00 TL olmak üzere toplam 5.800.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ,
7-Reddedilen, manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 3.400.00 TL. avukatlık ücretinin davacı anneden, 600.00 TL avukatlık ücretinin her kardeşten ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine”, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
17.2.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.