Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10390 E. 2010/11382 K. 29.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10390
KARAR NO : 2010/11382
KARAR TARİHİ : 29.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … Mahallesi, 189 ada 4 parsel sayılı 3969 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiş, davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taşınmazın A (1962 m2) bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına, B (2006 m2) bölümünün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 23/06/1994 tarihinde ilan edilip, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 22/03/2007 tarihinde ilan edilip kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından yörede henüz 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmadığı gözetilerek, eski tarihli resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün orman sayılan yerlerden; (B) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve (B) bölümünde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma koşullarının davalı yararına gerçekleştiği, davalı Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/205-1958/302 sayılı orman kadastrosuna itiraza ilişkin kararının çekişmeli taşınmaza ait olduğunu ileri sürmüşse de, sözü edilen kararın 1939 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde kalan bir kısım taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılmasına ilişkin olduğu, çekişmeli taşınmazın ise zaten orman kadastro sınırı dışında kalan ancak eski tarihli resmi belgelere göre kısmen orman sayılan yerlerden olduğu, sözü edilen dosyanın tarafları ile davacı arasında bir bağ kurulamadığı, bu nedenlerle mahkemece yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 29/09/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.