Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10392 E. 2010/11361 K. 29.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10392
KARAR NO : 2010/11361
KARAR TARİHİ : 29.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 213 ada 1 parsel sayılı 11,244 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiş, davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 27.06.1996 tarihinde 3302 Sayılı Yasaya göre ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 4999 Sayılı Yasaya göre yapılıp 01.08.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmi belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da davalının tutunduğu 54 yazım numaralı 40’ar yüzölçümündeki Doğusu ve Güneyi:…, Batısı: … , Kuzeyi: Çay okuyan vergi kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu, doğu ve güney yönde tahdidi kesinleşen 375 ada 1 parsel sayılı Karatepe Devlet Ormanının bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda değişir sınırlı vergi kaydının kapsamının yüzölçümü ile geçerli olacağı ve miktar fazlasının sınırdaki ormandan açıldığı kabul edilmelidir. Yörede orman kadastrosunun 1996 yılında kesinleştiği ve temyize konu davanın 2007 yılında açıldığı gözönünde bulundurulduğunda davalı yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık zilyedlik şartı gerçekleşmemiştir.
O halde, mahkemece dosya fen elemanına verilerek vergi kaydı kapsamı sabit sınırdan başlamak üzere 3402 Sayılı Yasanın 20/c ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek belirlenmeli, miktar fazlasının, sınırdaki ormandan kazanılmaya çalışıldığı, ancak orman kadastrosunun kesinleştiği tarih itibarıyla, davanın açıldığı güne kadar zilyedlik şartlarının oluşmadığı kabul edilmeli,sabit sınırdan başlanarak, kayıt miktar fazlası bölüm ayrılarak orman niteliği ile hazine adına tescil edilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına 29/09/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.