Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/91 E. 2011/383 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/91
KARAR NO : 2011/383
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının … adlı tacirin prim borcundan dolayı maaşına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının asıl borçlu işverenin muhasebe işlerini yürütürken Noterden verilen yetki belgesi ile “işveren vekili” sıfatıyla SSK.’na işyeri bildirgesi vermekle işveren vekili konumunu kazanamayacağından maaşına konan hacizle ilgili 1999/555 sayılı takip dosyasındaki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden işveren …’ın davalı kuruma olan 1996/12., 1998/1. aylar ve 1997/12. ay ile 2. aylara ait prim borcundan dolayı 1999/555 sayılı icra takip dosyasına ait 26.02.1999 tarihli ödeme emrinin …’a 08.03.1999 tarihinde tebliğ edildiği ve herhangi itiraz olmadığından kesinleştiği, davacının 06.07.1994 tarihinde … adlı işveren adına 06.07.1994 tarihli Bigadiç Noterliğince düzenlenen vekaletname gereğince işveren vekili olarak işyeri bildirgesi doldurduğu görülmüştür. 6183 sayılı Kanunun 79. Maddesi kapsamında gönderilen ödeme emri, haciz ihbarnamesine karşı 6183 sayılı Yasanın 58. maddesine göre böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığı gibi yasada sayılan itirazların 7 gün içinde yapılması gerekmektedir. İcra takibi kesinleştiği takdirde ödeme emirlerinin konusu olan ve ödenmeyen kamu alacağının cebri icra yolu ile tahsil edileceği açık seçiktir. 06.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 5198 sayılı Yasaya göre 506 sayılı Yasanın 80. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacakların bu kanun gereğince bağlanan gelir ve aylıklardan haczedilebileceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, davacının 6183 sayılı Yasanın 58. maddesine göre gönderilen ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra iş bu davayı açmış olmasına, takip kesinleştikten sonra da menfi tespit davası açılmasına kanunen cevaz verilmemiş olmasına, işyeri bildirgesinin de zaten işveren vekili olarak düzenlenmiş olmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. (HGK.’nun 24.03.2004 tarih ve 164 E., 170 K., sayılı kararları da bu yöndedir.)
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.