YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4021
KARAR NO : 2010/6966
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki YARGILAMANIN YENİLENMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 10/11/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı HAZİNE vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25/05/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı HAZİNE vekili Avukat …. ile karşı taraftan davalı … …. vekili Avukat…geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, trampa sonucu maliki olduğu, … Beldesi, … mevkiinde bulunan 2 pafta 16 parsel sayılı 69.100 m2.yüzölçümlü taşınmazın kısmen orman sınırı içerisinde bulunduğu iddiasıyla Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonucunda, hakem sıfatıyla görülen … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 30/11/1999 tarih 1999/122-232 sayılı ilamı ile … bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 6312 m2 ve (B) ile gösterilen 2062 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin orman olduğuna karar verildiğini ve kararın 23/05/2000 tarihinde kesinleştiğini, daha sonra orman olarak tespit edilen bölümlerin … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 2000/186-151 sayılı kararı ile Hazine adına olan tapusunun iptaline ve bu bölümlerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, kesinleşen bu karar nedeniyle 6312 m2 yüzölçümündeki. bölümün 2 pafta 4592 parsel olarak, 2062 m2 yüzölçümündeki bölümün de 2 pafta 4593 parsel olarak orman niteliğinde Hazine adına tescil edildiğini, gerek Hakemde görülen davada, gerekse Asliye Hukuk mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescili davanın yargılaması sırasında, daha önce Orman Yönetiminin taraf olduğu ve davaya konu taşınmazın orman olmadığı yolunda kesinleşen Tapulama Mahkemesi’nin 1976/1 -. 1976/28 sayılı kararının gözetilmediğini ileri sürerek, davaya konu yer ile ilgili biribirine aykırı iki ayrı mahkeme ilamı bulunduğundan H.Y.U.Y.’nın 445. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenerek, Orman Yönetiminin 14 parsel hakkındaki davasının reddine, 4592 ve 4593 parsellerin tapularının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, H.Y.U.Y.’nın 445. maddesine dayalı yargılamanın yenilenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile, 1991 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması çalışması bulunmaktadır. Yörede 1963 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
Mahkemece H.Y.U.Y.’nın 445/1-10 maddesi gereğince yargılamanın iadesi yönünde karar verebilmek için tarafları ve sebebi aynı olan ilama aykırı … bir karar verilmiş olması gerektiği, oysa, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/186-151 sayılı dava dosyasının taraflarının Orman Yönetimi ve Hazine olduğu, bu karardan önce Tapulama Mahkemesi’nin 1976/1- 1976/28 sayılı dava dosyasındaki tarafların ise Orman Yönetimi ve … … olduğu,bu durumda her iki kararın taraflarının aynı olmadığından H.Y.U.Y.’nın 445/1-10 maddesinin uygulanamayacağı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Davaya konu … Beldesi, … mevkiinde bulunan 2 pafta 16 parsel sayılı 69.100 m2.yüzölçümlü taşınmaz, zeytin ağaçlı tarla niteliğinde 1963 yılında yapılan kadastro sırasında … … adına tespit edilmiş, Orman Yönetimi ile … … mirasçılarının tespit maliki … … aleyhine açtığı tespite itiraz davasının yargılaması sonucunda, Tapulama Mahkemesince,08.07.1976 gün ve 1976/1-28 sayılı karar ile, dava konusu 13 ila 18 parsellerin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı gerekçesi ile, Orman Yönetiminin itirazının reddine karar verilerek kesinleşmiş, taşınmazlar bu karar nedeniyle tespit maliki kişi adına hükmen tapuya tescil edilmiş,daha sonra tapu maliki ile Hazine arasında yapılan trampa sözleşmesi gereğince 5/5/1997 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir.
Diğer yandan; davaya konu taşınmazın, kısmen orman sınırı içerisinde bulunduğu iddiasıyla Orman Yönetimi tarafından açılan ve hakem sıfatıyla görülen dava sonucunda, … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 30/11/1999 tarih 1999/122-232 sayılı ilamı ile … bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 6312 m2 ve (B) ile gösterilen 2062 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin orman olduğuna karar verilmiş, karar 23/05/2000 tarihinde kesinleştikten sonra, orman olarak tespit edilen bölümlerin … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 27/06/2000 gün ve 2000/186-151 sayılı kararı ile,hazine adına olan tapusunun iptaline ve bu bölümlerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ve kararın kesinleşmesi ile, 6312 m2 yüzölçümündeki. bölümün 2 pafta 4592 parsel olarak, 2062 m2 yüzölçümündeki bölümün de 2 pafta 4593 parsel olarak orman niteliğinde Hazine adına tescil edilmiştir.
H.Y.U.Y.’nın 445. maddesinin 10. fıkrasında (İki tarafı ve sebebi müddehit bir dava hakkında sadır olan bir ilama mugayir … bir ilam suduruna sebep olabilecek bir madde yokken yine o mahkeme veya diğer bir mahkeme tarafından evvelki ilamın hükmü hilafında bir hüküm ve karar verilmiş olup da her iki ilamın katiyet kesbetmesi) halinde yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği hükme bağlanmış olup, bu fıkrada belirtilen birbirine aykırı olarak verilmiş olan kararların kesin hüküm şartlarını taşıması esastır.
Maddi anlamda kesin hükmü düzenleyen H.Y.U.Y nın 237. maddesi “kesin hüküm ancak konusunu oluşturan husus hakkında geçerlidir. Kesin hüküm vardır denilebilmesi için iki tarafın ve dava konusunun ve dayanılan sebebin aynı olması gerekir” şeklindedir. Madde metninden de anlaşılacağı gibi kesin hükmün varlığından söz edebilmek için davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.
Bu koşullardan birincisi davanın konusu, dava ile elde edilmek istenen sonuçtur. Taşınmaza ilişkin davalarda dava konusu, taşınmazın kendisidir. Kesin hüküm koşullarından ikincisi dava sebebidir ki; bilimsel görüşler ile yerleşik yargısal kararlar da, dava sebebi davanın dayandırıldığı vakıalar olduğu kabul edilmektedir. Dava sebebi, hukuki sebepten ayrıdır. Mahkeme yargılama sırasında dava sebebi ile bağlı olup, başka sebepleri inceleme konusu yapamaz. Kesin hükmün koşullarından üçüncüsü, davanın taraflarının aynı olmasıdır. Tarafların aynı olmasından kasıt, her iki davada da sıfatlarının aynı olması, başka deyişle her iki davada davacı ya da davalı sıfatıyla hareket etmeleri değildir. Kesin hükümle ilgili kararda, davalı sıfatında olan kişi, ikinci davada davacı sıfatıyla yer alması halinde taraflar aynıdır. Kesin hüküm, taraflarının külli haleflerini de aynı şekilde bağlar.
Davaya konu taşınmazın, ilk kez, Orman Yönetiminin taraf olduğu Tapulama Mahkemesi’nin 8/7/1976 gün ve 1976/1- 1976/28 sayılı kesin hükmü nedeniyle tapuya tescil edildiği,hazinenin bu taşınmazı trampa yoluyla önceki tapu malikinden devraldığı, taşınmaza yöntemince intikal yoluyla malik olan Hazinenin, külli halefiyet ilkesi yoluyla taşınmazın önceki malikin tüm haklarından faydalanabileceği, bu durumda, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin hakem sıfatıyla çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan yer olduğuna ilişkin verdiği 30/11/1999 tarih 1999/122-232 sayılı kararı ve bu karara dayanılarak verilmiş … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27/6/2000 gün ve 2000/186-151 sayılı davaya konu taşınmazın kısmen tapusunun iptali ve tesciline ilişkin kararının,daha önce verilmiş bulunan ve taraflarını bağlayacak biçimde kesin hüküm şartlarını taşıyan Tapulama Mahkemesi’nin 08/07/1976 gün ve 1976/1- 1976/28 sayılı karanına aykırı hüküm olduğu nedeniyle, somut olayda H.Y.U.Y.’nın 445. maddesinin 10 fıkrasında düzenlenmiş bulunan yargılamanın yenilenmesi şartlarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.- TL. vekalet ücretinin davalı … YÖNETİMİ’nden alınarak davacı HAZİNE’ye verilmesine 25/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.