YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2529
KARAR NO : 2010/3243
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 17.11.2008 gün ve 2008/11943 – 15732 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …Köyü 237 ada 1 parsel sayılı 428.51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tesbit edilmiş, davacı Hazine, taşınmazın Hazine adına 20.02.2001 tarih 116 sırada kayıtlı tapu kapsamında kaldığı ve davalı adına zilyetlik dayanak gösterilerek yapılan tesbitin yasaya aykırı olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairece onanmıştır. Bu kez, davalı Hazine kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılan ve 02.02.2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişilerin rapor ve krokilerine göre dava konusu 237 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile çok … yüzölçümlü 237 ada 3 ve mahkemenin 09.06.2008 gün ve 2006/821 – 2008/545 sayılı (Dairenin 2009/15702 – 16793 sayılı) kararına konu olan 1836,29 m2 yüzölçümündeki 237 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte bir bütün olarak düşünüldüğünde taşınmazların çepeçevre etrafında orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı 333 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bulunduğu, taşınmazın çevresindeki orman alanları ile bütünlük arzeden 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesi uyarınca orman içi açıklığı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.
Çekişmeli taşınmaz, kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ise de, dört tarafı ormanla çevrili orman içi açıklığı niteliğinde bulunduğu ve ilgili Yargıtay Daireleri ile H.G.K.’nun bir çok kararlarında özellikle HGK’nun 11.10.2004 gün ve 2004/7-531/582 sayılı kararında açıklanan ilkeye göre kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalan orman içi açıklıklarının dahi 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddeleri gereğince bu tür yerlerin öncesi orman olmasa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması olanağının bulunmadığı gözetilerek, davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, … şekilde hüküm kurulması isabetsiz, Dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 17.11.2008 gün ve 2008/11943-15732 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 15/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.