YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16331
KARAR NO : 2011/193
KARAR TARİHİ : 19.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.09.1985-01.08.2008 tarihleri arası, SSK.’lı çalışmaları hariç tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, çakışan zorunlu SSK sigortalılık süresi dışında kalan 01.09.1985-01.08.2008 tarihleri arası Tarım … sigortalılığının geçerli olduğunun tesbiti ile tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir..
Mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ile varılmıştır.
Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve zorunlu Bağ-Kurlu çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Davacının 1985 yılındaki giriş bildirgesine istinaden 01.09.1985 tarihinden itibaren Kurumca resen Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, 2008 yılına kadar Tarım …’lu kabul edilip 5510 sayılı Yasadan yararlandırılıp primleri yeniden yapılandırılarak tahsil edildiği, 08.09.2008 tarihli talebine istinaden 01.09.1985-13.11.2006 ve 01.08.2008-08.09.2008 tarihleri arasındaki hizmetleri nazara alınıp, 7669 gün üzerinden 01.09.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı Kurumca dava dilekçesine verilen cevaptan anlaşılmıştır. Davada çözülmesi gereken konu yaşlılık aylığı bağlanırken kısa süreli SSK’lı çalışmaları ile çakışma olduğu gerekçesi ile geçerli sayılmayan 14.11.2006-31.7.2008 tarihleri arasındaki dönemde Tarım … sigortalılığının geçerli olup olmadığı, davanın açılmasında hukuki yarar olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının 1995 yılından beri Ziraat Odası kaydı ile Tarım Kredi Kooperatif kayıtlarının devam ettiği ve tapu kayıtlarının bulunduğu, dosyada davacı adına farklı 2 ayrı sicil numarası ile SSK’lı çalışmalar göründüğü halde davalı Kurumca bir kısım SSK’lı çalışmalarının nazara alınmadığı, mahkemece de bu konuda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Ayrıca davacının geçersiz sayılan bir kısım hizmetlerinin geçerlilik kazanması yaşlılık aylığı bağlanmış olsa dahi alınan aylık miktarına etkili olacağından davanın açılmasında hukuki yarar olduğu açık iken, hukuki yarar yokluğu gerekçesi ile davanın reddi yoluna gidilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, , dosyada davacı adı ile 4201015151193 ve 4201013629678 sicil numaralı SSK’lı hizmetler araştırılıp davacıya ait olanlar belirlendikten sonra , çakışan SSK’ lı hizmetler dışlanmak sureti ile tarım faaliyetinin olduğu anlaşılan 14.11.2006-31.7.2008 tarihleri arasındaki dönemde Tarım … sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece davanın yukarıda açıklandığı şekilde maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.