Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9159 E. 2010/12379 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9159
KARAR NO : 2010/12379
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 18, 29 ve 292 parsel sayılı sırasıyla 7992 m2, 837.90 m2 ve 6611.48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 29 ve 292 parseller ham toprak 18 parsel ise tarla niteliğiyle hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmışdır. Mahkemece, 292 parsele yönelik davanın feragat nedeniyle reddine tespit gibi tesciline, 18 ve 29 parsellere yönelik davanın kabulüne kadastro tutanaklarının iptali ile … … mirasçıları adına miras veraseten iştirak halinde tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Davalı hazine vekilinin çekişmeli 18 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece çekişmeli 18 ve 29 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşulları oluştuğu kabul edilerek davanın bu parseller yönünden kabulüne karar verilmiş ise de 18 parsel yönünden varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmediği gibi 29 parselin ise sınırında orman niteliğiyle tespit gören taşınmaz bulunduğu halde öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu parsel yönünden yapılan araştırma hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; bir yerin TMK’nın 713/1. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline karar verilmesi için, niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli ve zilyetliğin ekonomik amaca uygun olarak geçmiş olması gerekir. 23.07.2009 tarihli ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli 18 parsel üzerinde yapılan tarımsal faaliyetin ekonomik olmayacağı bildirildiğine göre bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile çekişmeli 29 parsele komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip, halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa
Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın memleket haritası ve kadastro paftasındaki konumuna ve komşu parsellerin niteliğine göre 6831 sayılı yasanın 17/2.maddesi gereğince orman içi açıklığı olup olmadığı belirlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.