YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3520
KARAR NO : 2011/5192
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.11.1991-10.5.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davalı işverene ait minibüste çalıştığı 1.1.1991-10.5.2005 tarihleri arasındaki sürelerin tesbiti istemine ilişkindir
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 1.6.1998-10.5.2005 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmiştir
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının SGK kayıtlarında adına rastlanmadığı ve davalı işyerinin Kurumda tescilinin bulunmadığı, davalıya ait 34 M 2484 plakalı minibüse 2002,2003,2004,2005 yılında davacının adıyla kesilen toplam 9 adet ceza tutanağının bulunduğu, davalı tarafından ibraz edilen Trafik Ceza Tahsilat Sorgulama Fişlerinde toplam 51 adet ceza bulunduğu bunlardan sadece 18.5.2004 tarihli fişte davacının adının yer aldığı diğer fişlerin ise davalı işveren diğer çalışan şoförlerin adılarının yer aldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda tarafların durakta çalışan olarak bildirdikleri tanıklar çalışma olgusu hakkında çelişkili beyanda bulundukları halde mahkemece aynı minibüste çalışan başka kimseler dinlenmeden çelişkili tanık beyanları ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur
.3- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişinin raporundaki “a” şıkına göre karar verilmiş olup, bilirkişinin kabul edilen bu görüşünde davacının askerlik görevini yaptığı 27.11.1996- 27.5.1998 tarihleri arasında dönem öncesinin hak düşürcü süreye uğradığından tesbitine imkan bulunmayacağı kabul edilmiştir.
Öncelikle şu husus kabul edilmelidir ki, askerlik süresi içerisinde aynı işveren emrinde çalışmak koşuluyla hizmet akdi askıya alınmış sayılır. Bir sigortalının askere gitmeden önce çalıştığı işyerine askerliği müteakip girmesi durumunda hizmet akdi mecburi hizmet nedeniyle kesilmiş olduğundan hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahsedilemez. Mahkemece bu hukuksal olgunun gözetilmesi gerekirken somut olayda 1.1.1998 tarihinden önceki sürelerin askerlik nedeniyle hak düşürücü süreye uğradığından bahisle reddi hatalıdır
Yapılacak iş: askerlik nedeniyle davacının askere gitmeden önceki süreleri hak düşürücü süreye uğramadığından bu dönemde dahil edilerek, uyuşmazlık döneminde davalı minibüsünde kimlerim çalıştığı belirlenip bu kişilerle, Trafik Ceza Tahsilat Sorgulama Fişlerinde adları yazılı olan davacı ve davalı işveren dışındaki kimseler ve aynı durakta uyuşmazlık döneminde şoförlük yapan veya araç sahibi olan kişiler zabıta marifeti ile araştırılıp belirlenerek, uyuşmazlık döneminin tümünde davacının davalıya ait minibüste çalışıp çalışmadığı , minibüsteki çalışma süreleri ve çalışma şekli hakkında beyanlarına başvurulmak suretiyle taraf tanıklarının beyanları arasında çelişki de giderilerek çalışma olgusu hakkında hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde bir karar verilmesi gerekir
.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile davalardan …’a iadesine,6.6..2011 gününde oybirliğiyle karar verildi