YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3233
KARAR NO : 2010/5885
KARAR TARİHİ : 11.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … ili Kalaba mevkiinde çimento fabrikasının olduğunu, fabrikanın çift terimli tarifeye göre … abonesi olduğunu, fabrikanın dağıtım hatlarına bağlı olmayıp iletim hatlarına bağlı olduğunu, elektrik ücretini …’ye ödediğini ve bu kurumla sistem kullanım anlaşmasının imzalandığını, bu nedenle …’a sadece elektrik ücreti borcunun ödenmesi gerektiğini, sistem kullanım ücretinin … tarafından tahsil hakkının olmadığını, müvekkili şirketin …’a ihtirazı kayıtla ödeme yaptığını belirterek, fazla ödemelerin iadesini talep ve dava etmiştir.
Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/673 Esas, 773 Karar sayılı dosyasında eldeki dosya ile birleştirme kararı verilmiştir.
Davalı vekili cevabında, … Elektrik Dağıtım Müessesesinin …’dan ayrı tüzel kişiliğinin olduğunu, davanın doğrudan … Elektrik Dağıtım Müessesesine … Mahkemelerinde açılması gerektiğini belirtip, yetki ve husumet yönünden reddini ve esasa ilişkin de davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın konusunun elektrik iletim sistemi kullanım ücretinin iadesi talebi olduğu, … Elektrik Dağıtım Müessesesinin ayrı tüzel kişiliği bulunduğu, …’a husumet yöneltilemeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hüküm tarihindeki AAÜT’nin 7/2.maddesi uyarınca; “husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarların geçmemek üzere üçüncü kısmında yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.”
Somut olayda dava ve birleştirilen dava husumet nedeniyle reddedildiğine göre belirtilen tarife hükmüne göre vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ancak, mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının birinci bölümünün üçüncü bendindeki “6.645.83.-YTL vekalet ücretinin” ibareleri ile ikinci bölümün üçüncü bendindeki “720.00.-YTL vekalet ücretinin” ibarelerinin çıkarılmasına, çıkarılan bu ibareler yerine “500.00.-TL maktu vekalet ücretinin” ibarelerinin eklenmesine, kararın HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.