Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11357 E. 2010/11191 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11357
KARAR NO : 2010/11191
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak … Köyü sınırları içinde bulunan ve zilyetliğinde olan yaklaşık 2 dönüm kadar yerin orman sınırları dışında olduğu halde kadastro sırasında ölçülmeyerek tespit dışı bırakıldığını bu kısmın adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile (A) ile gösterilen 1990,12 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde dava tarihinden önce yapılan ve 1973 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dosya içinde mevcut 584 ada 2 parseli gösterir kadastro paftası ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösterir kroki çakıştırıldığında dava konusu (A) ile gösterilen kısmın 584 ada 2 nolu orman parseli içinde kaldığı, dava konusu edilen kısmın içinde kaldığı çekişmeli 584 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu … Köyünde 2006 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli 584 ada 2 parsel sayılı taşınmaz için kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmü uyarınca, taşınmazın içinde bulunduğu alanın, 584 ada 2 parsel numarası altında, orman niteliği ile tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26.maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir (H.G.K. 28.11.2007 gün ve 2007/20-909-891).
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, davanın genel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Mahkemece dosyanın görevsizlik kararı ile genel mahkemeye gönderilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 27/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.