YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3920
KARAR NO : 2010/6726
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı – karşı davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.05.2009 gün ve 2009/5995 – 2009/7386 sayılı kararında özetle; “Uyulan bozma kararından sonra yapılan araştırmada çekişmeli taşınmazın 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında DEVLET ORMANI olarak tapulama dışı bırakıldığının belirlendiği, tescile karar verilen A=1505 m2 bölümün ise 1994 yılında kesinleşen orman sınırı dışında kalması nedeniyle bu tarihten sonra orman sayılmayan yer olduğu anlaşılmaktadır. Bozma kararında taşınmazın Devlet Ormanı olarak tapulama dışı bırakılmasının tespiti halinde orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe kadar taşınmazın orman sayılacağı, tahdidin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin de dolmadığından gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği açıklanmasına rağmen mahkemece bozma kararına yanlış anlam verilerek hüküm kurulduğu, açıklanan sebeplerle; davacı gerçek kişilerin davalarının tümden reddine, karşı davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın davalı … Yönetimi yönünden H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına, davacıların davasının reddine, (A) ile gösterilen 1505,20 m2 ve (B) ile gösterilen 1443.86 m2’lik bölümlerin orman niteliği ile davalı – karşı davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ile davalı- karşı davacı Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davalı … Yönetimi ile Hazine davada zorunlu dava arkadaşı olduğundan ve dava Hazine tarafından takip edilmiş olduğundan Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına ve vekalet ücretinin davacılardan alınarak sadece davalı … Yönetimine verilmesine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün
düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; 28.10.2009 tarihli kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin tamamen kaldırılmasına, 7. bendinde “……davalı … İdaresine verilmesine” cümlesinin kaldırılarak; bunun yerine, “davalı … Yönetimi ve Hazine tarafına verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 24/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.