Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4078 E. 2010/8404 K. 15.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4078
KARAR NO : 2010/8404
KARAR TARİHİ : 15.06.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 2004 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 123 ada 53 parsel sayılı 10000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1934 tarih 370 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle tarla niteliğinde davalılar adına tespit edilmiştir. Hazine, taşınmaza uygulanan tapu kaydının değişir sınırlı olduğu, bu nedenle miktarı ile geçerli sayılması gerektiği; evveliyatı orman olan, ormandan ve meradan kazanılan yerlerin zilyetlik ve zaman aşımı yolu ile edinilemeyeceğini ileri sürerek, tapu kaydı miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 80 m2’lik bölümünün orman niteliğinde Hazine, (B) harfi ile işaretli 10506 m2’lik bölümünün tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1979 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve sonuçları 15/11/1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, … Köyü mülki sınırları içinde bulunan ormanların 3402 Sayılı Kadastro Kanunu uygulamalarına esas olmak üzere 6831 Sayılı Yasaya göre orman sınırlarının tespiti ile 1979 yılında yapılan sınırlamanın aplikasyonu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapılmış, bu çalışma temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Hukuk Yargılama Usul Yasasının değişik 388. maddesinin 1. fıkrasına göre kararda kararı veren mahkeme ile hakim veya hakimlerin ve tutanak katibinin ad ve soyadları ve sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa kararın hangi sıfatla verildiği hususlarını kapsamak zorundadır. Dosyanın incelenmesinde karar başlığında mahkeme hakim ve tutanak katibinin ad, soyadı ve sicil numaralarının bulunmadığı gözlenmiştir. Karar bu hali ile usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 15/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.