Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16905 E. 2011/436 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16905
KARAR NO : 2011/436
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, temyiz edenin sıfatına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne , manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davacı sigortalının davalıya ait dökümhanedeki karıştırıcının tamir ve temizliğini yaptığı sırada karıştırıcının birden çalışması sonucu sağ parmaklarını bıçağa kaptırmak suretiyle yaralandığı iş Kazası olayında %20,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı ve olayda sigortalının %25, davalı şirketin %75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 18.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 30.000,00TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davanın kısmen kabulü ile davacının 6.991,84 TL maddi, 18.000,00 TL manevi tazminatının 23.9.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , fazla istemin reddine
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan tazminat miktarları üzerinden hesaplanan 2.999,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarife uyarınca hesaplanan 2.160,00 TL vekalet ücretlerinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan toplam 498,81-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 265,28-TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına, davalı tarafından yapılan toplam 531,50-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 248,83-TL sının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerine bırakılmasına
5-Alınması gereken 1349,55-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 634,40- TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 715,15-TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 634,40-TL nisbi harç ile 13,10- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 647,50-TL harc giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 25.1.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.