Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3813 E. 2010/7154 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3813
KARAR NO : 2010/7154
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 13 parsel sayılı 12052,93 m2 yüzölçümlü taşınmaz, 1933 tarih ve 143 sayılı vergi kaydı ile mera niteliğiyle tespit tutanağı düzenlenmiştir. Davacı, zilyetlik iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın mera tespitinin iptali ile meyve bahçesi niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir..
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne gore orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, davalı taşınmazın 143 nolu (mera,fundalık ve otlak nitelikli) vergi kaydı sınırları içinde kalmakta ise de, bilirkişi raporundaki özellikleri itibariyle mera vasfında olmayıp tarım arazisi olduğu, bölgede kadim mera olmadığı, komşu parsellerin kadim tarım arazisi olduğu, davacı ve murislerinin fasılasız zilyet oldukları, zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava konusu taşınmazın ve çevresindeki geniş bir alanın aynı vergi kaydı kapsamında kaldığının keşif, yerel bilirkişi beyanları ve … bilirkişiler tarafından çizilen kroki ile belirlendiği, esasen taşınmazın dayanak vergi kaydı kapsamında kaldığının mahkemenin de kabulünde olduğu, kayıt kapsamında kalan taşınmazların büyük bölümünün mera, bir kısmının da orman olarak tespit tutanaklarının düzenlendiği, kişiler adına tespit edilen yerlerin de kadastro komisyonu tarafından iptal edilerek mera olarak askı ilanına çıkartıldığı, kayıt kapsamında kalan taşınmazların yol ve … gibi belirgin sınırlarla ziraat arazilerinden ayrıldığı, güney ve batı yönlerinden büyük mera ve orman parselleri ile birleştikleri, bu hususlar göz önüne alındığında, kayıt kapsamında kalan taşınmazın kadim tarım arazisi olduğu yolundaki yerel bilirkişi beyanlarının taşınmazın konumu ve dayanak vergi kaydı ile belirlenen gerçeklikle bağdaşmadığı, bu somut olgular karşısında soyut yerelbilirkişi beyanlarına değer verilemeyeceği ve mera niteliğindeki yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.