YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4899
KARAR NO : 2011/5108
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar,murisinin ilk prim kesintisinin yapıldığı tarih olan 2000 yılından itibaren tarım … sigortalısı olduğunun ve ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacı …’ın murisi …’ın sattığı ürün bedellerinden ilk … prim tevkifatının yapıldığı 2000 yılından itibaren tarım … sigortalısı olduğunun, davacı …’ın ölüm aylığına hak kazandığının ve murisin mirasçılarının kurumca tanınan haklardan yararlandırılması gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacı … …’ın eşi …’ın 01.02.2001-10.03.2003 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun, davacının ölüm aylığı almaya hak kazandığının ve …’ın mirasçılarının davalı Sosyal Güvenlik Kurumunca tanınan haklardan yararlanması gerektiğinin tesbitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacı murisinden 1995-2000 yılları arasında … prim kesintisi yapıldığı, en son 22.01.2001 tarihinde kesintisi bulunduğu, 19.01.1967-30.06.2003 tarihleri arasında … Tarım Satış Kooperatifine kayıtlı olduğu,1973 ve 1981 yıllarında 130 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışma süresi olduğu, 26.07.1956-26.07.1958 tarihleri arasında yapılan askerlik süresinin 720 gün olarak borçlanıldığı,davacının murisi …’ın 1936 doğumlu olduğu, 10.03.2003 tarihinde öldüğü,mirasçılarının 1940 doğumlu davacı eş ile, çocuklar 1962 doğumlu … ,1966 doğumlu …. ve 1971 doğumlu … oldukları, davacının 30.07.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu,tesbitine karar verilen döneme ilişkin davacının prim borcu olup olmadığının Kurumdan sorulduğu, Kurumca verilen cevapta murisin tescili olmadığından prim borcunun olmadığının bildirildiği, tesbitine karar verilen süreler için murisin prim borcu olup olmadığının mahkemece araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasanın 41. maddesinde, “ a) Ölüm tarihinde en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olan,b) Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken yahut yazılı olarak istekte bulunup malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandıktan sonra ölen,c) Bağlanmış bulunan malullük veya yaşlılık aylıkları kesilmiş olan sigortalılardan ölen,d) En az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olanlardan toptan ödeme talebinde bulunmakla beraber, toptan ödeme yapılmadan ölen, Sigortalının hak sahibi kimselerine yazılı talepleri halinde aylık bağlanacağı” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı murisinin 01.02.2001-10.03.2003 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine yönelik verilen karar ile, davacı murisinin yasa maddesinin yürürlük tarihi 24.07.2003 tarihinden önce 10.03.2003 tarihinde ölmüş olması nedeniyle davacının ölüm aylığını hak etmesi için gerekli olan prim ödeme gün sayısının üç tam yıl prim ödeme süresi olarak kabul edilmesi doğru ise de, tesbitine karar verilen süreler yönünden ölüm aylığı şartlarından olan murisin prim borcu bulunup bulunmadığının araştırılmaması hatalı olmuştur.
Öte yandan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 389.maddesinde verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır,hükmü düzenlenmiş olup, buna göre davacının ölüm aylığını hangi tarihten itibaren hak ettiği açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmeyerek infazda sorun oluşturacak şekilde karar verilmiş olması ve murisin diğer mirasçılarının reşit oldukları ve dava açmadıkları ortada iken kararda dava dışı bu mirasçılar yönünden de hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Yapılacak iş, davacının tesbitine karar verilen süre dikkate alınarak tahsis talep tarihi itibariyle prim borcu bulunup bulunmadığını Kurumdan sormak, prim borcu var ise ödenmesi için davacıya süre vererek ödeme tarihini takip eden aybaşından itibaren davacının ölüm aylığına hak kazandığına karar vermek, prim borcu yok ise, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tesbitine karar vermek, murisin çocukları olan dava dışı mirasçılar yönünden ise talebi reddetmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,02.06.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.